İpotek göstermek suretiyle borç para alan bir kimsenin sözleşme gününde temyiz kudretini kaybetmesi nedeniyle ipotek terkin edildiği takdirde alacağın tabi olduğu zamanaşımı, ipoteğin terkini hakkındaki hükmün kesinleştiği tarihten başlar.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu E.1954/22 K.1955/2 T.9.3.1955 R.Gazete No. 9039 R.G. Tarihi: 27.6.1955
İPOTEK TESİSİNDE TEMYİZ KUDRETİ İPOTEĞİN TERKİNİNDE ALACAĞIN ZAMANAŞIMI
İPOTEK GÖSTERMEK SURETİYLE BORÇ PARA ALAN BİR KİMSENİN SÖZLEŞME GÜNÜNDE TEMYİZ KUDRETİNİ KAYBETMESİ NEDENİYLE İPOTEK TERKİN EDİLDİĞİ TAKDİRDE ALACAĞIN TABİ OLDUĞU ZAMANAŞIMI, İPOTEĞİN TERKİNİ HAKKINDAKİ HÜKMÜN KESİNLEŞTİĞİ TARİHTEN BAŞLAR.
(743/md.771,933)
İpotek iraesi suretiyle bir müessese veya şahıstan para istikraz eden bir kimsenin akit tarihinde akıl hastalığına müptelâ olduğunun sübutu sebebiyle ipoteğin iptaline mahkemece karar verilmesi halinde, mukriz tarafından müstakrize verilmiş olan paranın istirdadı zımnında ikame olunan dâvalarda Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinde yazılı 10 senelik müruruzaman müddetinin istikraz tarihinden itibaren cereyana başlıyacağı Dördüncü Hukuk Dairesinin müstekar içtihadı iken heyette vukubulan tebeddüller dolayısiyle bahis mevzuu müruruzamanın ipoteğin terkini hususunda ittihaz olunan kararın kesinleştiği tarihten başlaması lâzımgeleceği yolunda yeni bir ekseriyet tehassül ettiğinden bahisle meselenin Tevhidi İçtihat Umumi Heyetince halledilmesi adı geçen Daire Reisliğinin 17/7/1954 tarih ve 1407/37 sayılı yazısiyle istenmesi üzerine toplanan Tevhidi İçtihat Hukuk Kısmı Umumi Heyetinde keyfiyet müzakere edildi.
Genel Kurul üyelerinden bazılarının fikrine göre; gayrimenkulünü rehin etmek suretiyle borç para alan şahsın, akit tarihinde müptelâ bulunduğu, akıl hastalığı sebebiyle mümeyyiz olmadığı sabit olarak ipoteğin terkinine karar verilince, teminatını kaybetmiş olan mukrizin istirdat hakkı sebepsiz iktisap esasına istinat eder, zira mümeyyiz olmıyan şahsın tasarrufunun hukuki bir hüküm ifade etmiyeceği Medenî Kanunun 15 inci maddesinde tasrih edilmiştir. Sebepsiz iktisap müruruzamanını tanzim eden Borçlar Kanununun 66 ncı maddesinde ise : (Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dâvaların, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna, ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren 10 sene müruriyle sâkıt olacağı) ifade edilmiştir. Mümeyyiz olmıyanın tasarrufu, hukuki bir hüküm ifade etmiyeceğine göre, gayrimümeyyizin muteber olmıyan akit zımnında vâkı olan iktisabı ânında mamelekinde artma vukubulmuş olduğundan diğer taraf için aynı anda istirdat hakkı doğmuş olur. Bu itibarla 66 ncı maddedeki (Hakkın doğumu) tarihi hâdisede muteber olmıyan akit tarihi olmak icabeder. Binaenaleyh bu tarihten itibaren 10 yıllık müddetin müruru halinde hak sahibinin istirdada hakkı olduğuna ittılaı bahis mevzuu olmaksızın müruruzamanın tahakkuk etmiş olduğunun kabulü gerekir.
Yukarda hulâsa edilen ve sureti umumiyede doğru olan fikir ve mütalâa hâdisenin arzettiği hususiyet dolayısiyle Genel Kurul ekseriyetince isabetli görülmemiştir. Şöyle ki; Medenî Kanunun (Mümeyyiz olmıyan şahsın tasarrufu hukuki bir hüküm ifade etmez. Kanunda muayyen istisnalar ...