Bir vakfın tevliyetine müstahak olduğunu iddia eden şahsın nesebinin sureti tahkik ve tetkik edilmelidir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E.1942/27 K.1943/11 T.24.2.1943 VAKIF EVLADININ NESEBİ
BİR VAKFIN TEVLİYETİNE MÜSTAHAK OLDUĞUNU İDDİA EDEN ŞAHSIN NESEBİNİN SURETİ TAHKİK VE TETKİK EDİLMELİDİR.
Bir vakıfın evlât veya ahfadından bulunan bir kimseye nesebinin vusulünü isbat eden dâvacının nesebi vakfedenden sabit olursa da, üç veya dört vâkıftan her birinin evlâdından olduğunu iddia eden kimsenin bu suretle birden ziyade vâkıfın sulbî evlâdından olması nasıl olabileceği ve bu hususun ne suretle sübut bulmuş olduğu ayrıca tahkik ve tetkik olunmak lüzumu 6/11/1936 tarih ve 706/2793 sayılı ilâm mucibince dairenin içtihadı cümlesinden iken bu kerre buna benzer diğer bir hâdisede üç vâkıfın evlâdından olmak üzere kendisine tevliyet tevcih edildiği anlaşılan bir kimseye nesebini isâl eden dâvacının başkaca bir sübut delili ile mükellef tutulamıyacağı ve dâvacının üç vâkıfın dahi evlâdının evlâdından olduğu hususunda o yolda üç vakfa mütevelliliği sübut bulmuş olan bir şahsa nesebinin isali kâfi görülmek lâzımgeldiği yolunda yeni bir ekseriyet tebellür ettiğinden bahsile hâdisenin tevhidi içtihat yoliyle halli Temyiz Birinci Hukuk Dairesi Reisliğinin 1791 sayılı yazısiyle istenilmesine mebni toplanan Tevhidi İçtihat Heyeti Umumiyesinde keyfiyet müzakere edilerek:
Neticede : Tevliyeti vâkıfın evlâdına ve evlâdı evlâdına meşrut olan vakıflarda vâkıf birden ziyade olsa da bu vakıfların tevliyetine müstehik olduğunu dâva eden kimsenin nesebini evvelce vâkıfların evlâdı evlâdından olarak vakıflarına mütevelli olduğu tahakkuk eden kimseye isâl ve isbat etmesi kâfi olup mütevellinin vâkıflardan her birinin evlâdından olması nasıl olabileceğinin ve bu husus ne suretle sübut bulmuş olduğunun tahkik ve tetkikine lüzum olmadığına ittifakla karar verildi. ----------o----------