"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, kızları ...nın arabanın üstünden düştüğünü ve kafasının yaralandığını, davalı hastanede yapılan muayenede kafasına dikiş atıldığını, bunun haricinde önemli bir probleminin bulunmadığı ve herhangi bir seyahat engelinin olmadığı belirtilerek taburcu edildiğini, taburcu işleminden yaklaşık iki saat sonra ...nın fenalaşarak... Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve beyin kanaması teşhisi ile derhal ameliyata alınarak iki gün yoğun bakımda olmak üzere toplam 10 gün hastanede kaldığını, kızlarını gecikmeksizin davalı hastaneye götürmelerine rağmen davalı hastanenin ve...
13. Hukuk Dairesi 2012/28592 E. , 2013/12803 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, kızları ...nın arabanın üstünden düştüğünü ve kafasının yaralandığını, davalı hastanede yapılan muayenede kafasına dikiş atıldığını, bunun haricinde önemli bir probleminin bulunmadığı ve herhangi bir seyahat engelinin olmadığı belirtilerek taburcu edildiğini, taburcu işleminden yaklaşık iki saat sonra ...nın fenalaşarak... Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve beyin kanaması teşhisi ile derhal ameliyata alınarak iki gün yoğun bakımda olmak üzere toplam 10 gün hastanede kaldığını, kızlarını gecikmeksizin davalı hastaneye götürmelerine rağmen davalı hastanenin ve doktorlarının tedbirsiz davrandıklarını, hasta kızlarının kontrol altında tutulması gerekirken taburcu edildiğini ileri sürerek, 20.000.-TL maddi ve 20.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, hastanın nöroloji doktoru tarafından muayene edildiğini, bir süre müşahade altında tutulması gerektiği belirtilmesine rağmen hasta yakınlarının kabul etmediğini, fiyatı yüksek bulduklarını, kendilerine bulantı, kusma vb. şikayetler olursa geri gelmelerinin söylendiğini, kusurun davacılarda olduğunu, gerekli özenin gösterildiğini, bu konuda tutanak düzenlendiğini, ancak hasta yakınlarının imzadan imtina ettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davanın temelini vekillik sözleşmesi oluşturmaktadır. Dava, davalı hastane doktorlarının vekillik sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırılık olgusuna dayanmaktadır. ( B.K. 386, 390 md ). Vekil, iş görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden değil de, bu sonuca ulaşmak için yaptığı uğraşların özenle görülmemesinden sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır ( B.K. 390/II ). Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, hafif kusurundan bile sorumludur ( B.K. 321/1 md ). O nedenle doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları ( hafif de olsa ) sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktorlar, hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır. Doktor, tıbbi çalışmalarda bulunurken, bazı mesleki şartları yerine getirmek, hastanın durumuna değer vermek, tıp biliminin kurallarını gözetip uygulamak, tedaviyi her türlü tedbirlerini alarak yapmak zorundadır. Doktor, ufak bir tereddüt gösteren durumlarda, bu tereddütü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken, hastanın ve hastalığı...