"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/04/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/03/2012 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 20/06/2006 tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde davalının aracının durdurulduğunu, aracı ehliyetsiz kullanan oğlu hakkında işlem yapılmak istenmesi üzerine davalının hakaret edip...
4. Hukuk Dairesi 2012/8223 E. , 2013/7602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/04/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/03/2012 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayete dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, 20/06/2006 tarihinde kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde davalının aracının durdurulduğunu, aracı ehliyetsiz kullanan oğlu hakkında işlem yapılmak istenmesi üzerine davalının hakaret edip direndiğini, davalı hakkında hakaret ve direnme suçundan kamu davası açıldığını, davalının da kasten yaralama suçundan şikayetçi olması üzerine davacı hakkında kamu davası açıldığını, yargılama sonunda davacının beraat ettiğini, 2 yıl yargılaması süren ceza davası sırasında davacının terfi ve görevlendirmelerinin durduğunu, ruhsal baskı altında kaldığını belirterek manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının haksız şikayeti nedeniyle davacının kişilik haklarına zarar zarar verildiği kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasanın 36. maddesinde; Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanununun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir. Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. ...