"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/06/2012 tarih ve 2011/535-2012/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketinde içinde bulunduğu ... grubu tarafından bir çok ülkede yüksek kar payı verilmek ve istendiği anda iade edilmek üzere para toplandığını, müvekkilinden de ... ... tarafından düzenlenen ortaklık sözleşmesi isimli belgeyle 15.000 DM karşılığı 17.950,92 TL para alındığını, hisselerin SPK hükümlerine aykırı olarak halka arz edildiğini, yurt dışı...
11. Hukuk Dairesi 2012/12394 E. , 2013/12235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/06/2012 tarih ve 2011/535-2012/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketinde içinde bulunduğu ... grubu tarafından bir çok ülkede yüksek kar payı verilmek ve istendiği anda iade edilmek üzere para toplandığını, müvekkilinden de ... ... tarafından düzenlenen ortaklık sözleşmesi isimli belgeyle 15.000 DM karşılığı 17.950,92 TL para alındığını, hisselerin SPK hükümlerine aykırı olarak halka arz edildiğini, yurt dışı şirket ile davalılar arasında irtibat bulunduğunu, paraların davalı şirkete aktarıldığını, tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiğini ileri sürerek, 17.950,92 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacının şirkete ortak olmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, TTK 405. maddeye göre ortakların sermaye olarak şirkete veriklerini geri isteyemeyeceklerini, TTK 329. maddeye göre anonim şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette ortaklığı bulunmadığı, şirketlerin ayrı tüzel kişiliği olduğu gerekçesiyle, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı, yüksek kar payı verilmek ve istenildiği zaman iade edilmek üzere kendilerinden para toplandığını, bu paraların davalı şirkete aktarıldığını, yurt dışı şirket ile davalı arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece dava, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebi olarak değerlendirilmiş ise de, davacı dava dilekçesinde davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle davacı ve davacı gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, yine davalı ... bünyesinde bulunan yabancı uyruklu bir şirketi aracı olarak kullanmak suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın istirdadını istemiştir. Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece dava tarihinde yürürlükte olan HUMKnın 74 ve 75. ve sonradan yürürlüğe giren HMK'nın 26. maddel...