Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanunla eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemlere ilişkin anılan Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, aynı maddenin 2. fıkrasında da Merkezî Nüfus İdaresi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/1867 KARAR NO: 2020/3891 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2013/107 Esas - 2019/1655 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 29/09/2020 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava ve uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresine yapılır. Aynı maddenin, 6099 sayılı Kanunla eklenen 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Muhatabın adresinde bulunmaması halinde yapılacak işlemlere ilişkin anılan Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrasında muhatabın adresten geçici olarak ayrılmış olması halinde tebligat usulü, aynı maddenin 2. fıkrasında da Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı adresine tebligat usulü düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler kapsamında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese çıkartılması, muhatap veya tebligat yapılabilecek başkaca kimselerin adreste bulunmaması durumunda; tebliğ memuru tarafından muhatabın adresinde geçici olarak mı bulunmadığı, yoksa adresi temelli terk etmesi nedeniyle mi adresinde bulunmadığı tespit edilerek, adreste bulunmama sebebi tutanağa açıkça yazıldıktan sonra geçici olarak adreste bulunmadığının anlaşılması durumunda; bilgisine başvurulan ve haber bırakılan kişilerin mutlak surette adı ve soyadının yazılması, imzadan imtina durumunda bu hususun tutanağa geçirilmesi, adresi sürekli terk ettiğinin tespiti durumunda etraftan yapılan adres araştırmasında yeni adresinde tespit edilememesi hâlinde tebligatın tebligatı çıkaran merciine iade edilmesi gerektiğinin gözetilmesi ve bu koşullar dahilinde tebligatın iade edilmesinden sonra davetiyeye adresin MERNİS'te kayıtlı olduğuna ilişkin şerh yazılarak davetiyenin tebliği için MERNİS'te kayıtlı adresine çıkartılması gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinde ise; 18.12.2019 tarihli duruşmaya ilişkin davetiye davalı ...'ın bilinen adresinde yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmiş iken, gerekçeli kararın ise öncelikle bilinen en son adresi yerine MERNİS'te kayıtlı adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre usulsüz biçimde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; gerekçeli kararın, öncelikle muhatabın bilinen en son adresi yazılmak suretiyle tebliğe çıkarılarak, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesi uyarınca olağan usulle çıkarılarak tebliğ edilmesi, bu adreste tebligat yapılamıyorsa aynı Kanunun 21/2. maddesinde gösterilen yönteme uygun biçimde tebliğ olunarak istinaf kanun yolu başvuru süresinin ...