DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/05/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takip konusu senedin dini nikah kıyılırken dini nikah mehir belgesi düzenlendiğini ve bu belgenin senede dönüştürüldüğünü, borçlu kısmına müvekkilinin adının getirildiğini, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve HMK'nun 209/1 maddesi gereğince takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, haksız ithamlarda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2019/967 Esas KARAR NO : 2019/1191 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2018/278 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/05/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, takip konusu senedin dini nikah kıyılırken dini nikah mehir belgesi düzenlendiğini ve bu belgenin senede dönüştürüldüğünü, borçlu kısmına müvekkilinin adının getirildiğini, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve HMK'nun 209/1 maddesi gereğince takibin teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, haksız ithamlarda bulunulduğunu, savcılık tarafından alınan bilirkişi tarafından senedin sahte olduğuna dair bir sonuca ulaşılamadığını, bonoda şahis bulunabileceğine dair Yargıtay kararları bulunduğunu, bononun matbu bir evraka düzenlenmesinin zorunlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu ve bu madde kapsamında sadece icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilebileceği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile İİK'nun 72.maddesi uyarınca %15 teminat mukabilinde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmiştir. Davacı vekili 04/04/2018 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerine ek olarak HMK'nun 209.maddesine atıf yapmış ve tedbir kararının HMK'nun 209.maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve takibin durdurulmasını istemiştir. Mahkemece 09/04/2018 günlü kararla davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu ve sadece İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca tedbir talebinin değerlendirileceği gerekçeleriyle davacının teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İşbu 09/04/2018 günlü kararın davacı vekilince istinaf edildiği, dairemizin 2018/2159 Esas 2018/1586 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun 06/07/2018 tarihinde reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili, UYAP'tan göndermiş olduğu tarihsiz dilekçesi ile hazırlık soruşturması sonrasında evrakta sahtecilik suçundan İstanbul Anadolu 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/170 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, ceza mahkemesinde 25/06/2018 tarihli celse zaptından da anlaşılacağı üzere, dayanak senedin incelendiği ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini, yine 08/10/2018 tarihli ...