DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ :22.9.2022 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22.9.2022 Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ile İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, rücu alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ile İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi arasında HSK'nun 7.7.2021 tarihli 608 sayılı kararı ilgi tutularak karşılıklı olarak görevsizlik/ gönderme kararları verilmiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2022/2568 KARAR NO : 2022/3348 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2021 ESAS NO : 2021/756 KARAR NO : 2021/851 MAHKEMESİ : KINIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN TARİHİ : 13/09/2021 ESAS NO : 2021/159 KARAR NO : 2021/223 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ :22.9.2022 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 22.9.2022 Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ile İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, rücu alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ile İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi arasında HSK'nun 7.7.2021 tarihli 608 sayılı kararı ilgi tutularak karşılıklı olarak görevsizlik/ gönderme kararları verilmiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yar...