DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/12/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu olarak yer aldığı İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında borç dayanağı olarak 28/02/2016 ödeme tarihli 15.000,00.TL tutarındaki bono olduğunu, bonoda borçlu olarak yer aldığı gerekçesi ile icra takibine borçlu olarak dahil edilen müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, takip konusu bononun borçlusunun müvekkilinin abisi diğer davalı ... olduğunu, müvekkkilinin adı alacaklı veya diğer borçlu tarafından kendisinden habersiz olarak eklendiğini ve kendisi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2021/637 Esas KARAR NO: 2022/2164 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2020 NUMARASI: 2019/342 2020/662 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/12/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu olarak yer aldığı İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında borç dayanağı olarak 28/02/2016 ödeme tarihli 15.000,00.TL tutarındaki bono olduğunu, bonoda borçlu olarak yer aldığı gerekçesi ile icra takibine borçlu olarak dahil edilen müvekkiline ait olduğu iddia edilen imzanın müvekkiline ait olmadığını, takip konusu bononun borçlusunun müvekkilinin abisi diğer davalı ... olduğunu, müvekkkilinin adı alacaklı veya diğer borçlu tarafından kendisinden habersiz olarak eklendiğini ve kendisi adına imza atıldığını, bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, yapılan icra takibindeki alacaklı tarafın akrabası olduğunu, bu nedenle borca itiraz etmediğini ve alacaklı avukatların halledeceğini söylediğini ve müvekkilini borçlu konuma düşürenlerin takibi haksız olarak ilerlettiklerini bu nedenle işbu davayı açtıklarını, takibe konu bonoda yer alan isim ... olarak yazılmış olup doğrusunun ... olduğunu, müvekkilinin kendi adını yanlış yazmasının veya yanlış yazılanı düzeltmemesi halinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ismin altına atılan imzanın da öylesine atılmış bir imza olduğunu belirterek davalıya karşı açılan davanın kabulünü, davacı müvekkilin 28/02/2016 tarihli ve 15.000,00-TL tutarlı bono kapsamında ve alacaklı durumunda olan ...'a borçlu olmadığını, dava konusu bononun tahsili halinde müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve bu dosya kapsımında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Bono ile ilgili uyuşmazlıklarda açılacak davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, Davacı tarafın 2016 yılında aleyhine açılmış olan icra takibinden kaynaklı bonoya dayalı borca, aradan takip açılmasından 2 yılı aşkın süre geçtikten sonra işbu davayı açmasından ve imzaya itiraz etmesinde hukuki yararın olmadığını ve zamanaşamı itirazının bulunduğunu, davacının 2 yılı aşkın süredir borçtan haberdarken işbu davayı açarak icra borcunun ödenmesinin ötelemeye ve zaman kazanmaya çalıştı...