Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 26/06/2017 tarihinde kaza yapması sonucu vefat ettiğini, kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin oğlunun desteğinden mahrum kaldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için davalı sigorta şirketine 02/01/2018 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu ancak cevap alınamadığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 33.975,52 TL'ye yükseltmiştir....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2020/1920 KARAR NO: 2022/2164 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/07/2020 NUMARASI: 2019/602 Esas - 2020/282 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/11/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oğlu ...'in içinde yolcu olarak bulunduğu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 26/06/2017 tarihinde kaza yapması sonucu vefat ettiğini, kazanın oluşumunda sürücünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin oğlunun desteğinden mahrum kaldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı için davalı sigorta şirketine 02/01/2018 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu ancak cevap alınamadığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 26/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 33.975,52 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirttiği kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın müvekkili şirketin sigortalısı olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya karışan araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olduğunu, müteveffanın o araçta yolculuk yaparak müterafık kusurlu olduğunu, kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın kusur ve zararını ispat etmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceklerini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın arttırılan haliyle kısmen kabulüne, 32.893,47 TL'nin 18/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazla talebin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aracın kaza tarihi itibariyle müvekkiline sigortalı olmadığını, aracın malikinin ... olduğunu ancak poliçede araç malikinin ... olarak göründüğünü, aracın ... tarafından ...'e satıldığını, aracın işleteninin değiştiğini, bu nedenle müvekkili şirket nezdinde bu araca ait geçerli bir poliçe bulunmadığını, bu yönde hiçbir araştırma yapılmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza esnasında araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunu ayrıca 1,54 promil alkollü olduğunu, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda KTK'nın 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müteveffanın hak sahiplerinin birden fazla olduğunu, müvekkili şirket nezdinde oluşturulan poliçe teminatının ise tek olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava...