İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2019 tarihli 2016/1109 Esas ve 2019/820 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının ... Şti.'nin müştereken imzalı temsil ve ilzama yetkili %50 şer paylı ortağı olduklarını, davacının şirkete 05/06/2015 tarihinde ortak olduğunu, davacının söz konusu ortaklığın başlamasından kısa bir süre sonra davalı ...'ın kendinden habersiz tek başına işleri kontrol etmeye ve yönetmeye başladığını, müşterek temsili yerine usulsüz olarak tek başına imza ile bankacılık işlemleri tahsilatlar alımlar, sözleşmeler, faturalar çekler,...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2020/1663 KARAR NO : 2022/1742 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/08/2016 (Dava) - 26/06/2019 (Karar) NUMARASI : 2016/1109 Esas - 2019/820 Karar DAVA : Limited Şirket Müdürü Azli ve Tazminat BAM KARAR TARİHİ : 10/11/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/11/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2019 tarihli 2016/1109 Esas ve 2019/820 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının ... Şti.'nin müştereken imzalı temsil ve ilzama yetkili %50 şer paylı ortağı olduklarını, davacının şirkete 05/06/2015 tarihinde ortak olduğunu, davacının söz konusu ortaklığın başlamasından kısa bir süre sonra davalı ...'ın kendinden habersiz tek başına işleri kontrol etmeye ve yönetmeye başladığını, müşterek temsili yerine usulsüz olarak tek başına imza ile bankacılık işlemleri tahsilatlar alımlar, sözleşmeler, faturalar çekler, senetler vs işlemleri tek başına yaptığını bu sebeple dışlandığını ve yasal haklarını kullanma zaruretinin doğduğunu, dışlanan müvekkilince davalıya ihtarname keşide edildiği, tahsilatların özel amaçlı kullanıldığından tek başına imza ile yapılan para çekme ve özel amaçlı kullanımlarının ticari faizi ile birlikte şirket hesaplarına yatırılmasının talep edildiğini, ancak davalı yanca ihtar edilen taleplerin karşılanmadığını, ayrıca davalı müdürün şirkette tek imza ile şirketin belirlenebilen 100.000,00 TL alacağını elden, kendi veya kardeşi hesabına yatırtarak zimmetine para geçirdiğini ileri sürerek; sonuç olarak, öncelikle tedbiren şirkete kayyım atanmasını, davalı müdürün taşınmazına ve araç kaydına tedbir konulmasını, davalı müdürün yetkilerinin sonlandırılmasını, şirkete verdiği zararın tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının %50 şirket ortağı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirket hisse dağılımında davacı yanın %25 olduğunu kendi hisse oranının %75 olduğunu, usulsüz olarak tek başına ima ile hiçbir işlem ve usulsüzlük yapılmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarname ile belirtilen iddiaların gerçek olmadığını, davalının şirket iştigal konularında fiilen ve bedenen çalıştığını, ayrıca kendi uzmanlık alanı olan gemi adamlığı, yat kaptanlığı, mürettebat eğitmenliği, tekne kurtarma, tekne transferi olmak üzere şahsen de faaliyet gösterdiğini, davacının şirkete ortaklığından kısa bir süre sonra iş yerine uğramadığını, işe olan sorumluluğunu yerine getirmediğini, tüm yükün davalıda olduğunu savunarak açılan davanın reddine karar v...