Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 07.02.2016 tarihinde 5 yıl süreli sözleşme akdedildiğini, bayiilik ilişkisinin davalı tarafından süresinden önce önce tek taraflı olarak haksız olarak feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 07.02.2016 tarihli Bayilik Protokolünün 4. maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olan 50.000-USD karşılığı 188.880-TL'nin; 5 yıllık süre bitimi olan 07.02.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından oluşan kâr mahrumiyeti alacağından şimdilik 10.000-TL+KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı bayiye teslim edilen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/486 KARAR NO: 2022/1463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2020/775 Esas - 2021/983 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2022 Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında "..." markası altında bayilik yürütülebilmesi için 07.02.2016 tarihinde 5 yıl süreli sözleşme akdedildiğini, bayiilik ilişkisinin davalı tarafından süresinden önce önce tek taraflı olarak haksız olarak feshedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 07.02.2016 tarihli Bayilik Protokolünün 4. maddesinde öngörülen blok cezai şart tutarı olan 50.000-USD karşılığı 188.880-TL'nin; 5 yıllık süre bitimi olan 07.02.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından oluşan kâr mahrumiyeti alacağından şimdilik 10.000-TL+KDV'sinin fesih tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı bayiye teslim edilen ariyet ve demirbaşlardan iade edilmeyenlerin iade edilmesine ve iade edilmeyen her gün için 07.02.2016 tarihli Ariyet Sözleşmesinin 19. Maddesi uyarınca 08.08.2019 tarihinden itibaren günlük 200-USD karşılığı 755,52-TL 'den hesaplanacak cezai şart bedelinin şimdilik 1.000-USD karşılığı 3.778-TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, arabulucu davet mektubunun müvekkiline usule uygun olarak tebliğ edilmediğini, arabulucunun araştırma yükümlülüğü olmasına rağmen tarafları bir araya getirmek için gerekli çabayı göstermediğini bu nedenle arabulucu tutanağının hukuken geçerli olmadığını,sözleşmenin davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle feshedildiğini, bu nedenle cezai şart ve kâr mahrumiyeti istenemeyeceğini, davacı tarafın müvekkiline sözleşme ve eklerini teslim etmediğini, müvekkilinin ihtar tarihine kadar oluştuğu iddia edilen satış taahhüdüne bağlı cezai şart borcunu kabul etmemesine, davacıyı sözleşmenin feshine yönelik davette bulunmasına rağmen davacının ayrıca ürün vermeye devam ettiğini, davacı nezdinde bulunan 60.000-TL'lik nakit teminatı cari hesap borcuna mahsup ederek bakiye bedeli müvekkiline iade etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, eldeki davanın niteliği itibariyle 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olduğu, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinde dava şartı olarak arabuluculuğun hangi usulle yapılacağının anlatıldığı, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu ve davalı tarafın yokluğunda arabuluculuk işlemlerinin yapıldığı, davalı tarafın kendisine bilgi ...