Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2013/91 · K. 2013/336
YargıtayYargıtay Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2013/91 K. 2013/336

E. 2013/91K. 2013/3365 Temmuz 2013
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Ceza Genel Kurulu 2013/13-91 E. , 2013/336 K. "İçtihat Metni" İtirazname : 2008/234720 Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi : İZMİR 1. Çocuk Günü : 11.06.2008 Sayısı : 137-380 Hırsızlık suçundan sanık F. Ö..'un 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b ve 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 1. Çocuk Mahkemesince verilen 11.06.2008 gün ve 137-380 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 14.03.2012 gün ve 7586-5781 sayı ile; “Sanığın sokakta park halindeki kilitli motosikleti, kilidini açmayı başaramayınca sürükleyerek götürmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır" eleştirisi ile onanmasına karar verilmiştir....

Karar Metni

Ceza Genel Kurulu 2013/13-91 E. , 2013/336 K. "İçtihat Metni" İtirazname : 2008/234720 Yargıtay Dairesi : 13. Ceza Dairesi Mahkemesi : İZMİR 1. Çocuk Günü : 11.06.2008 Sayısı : 137-380 Hırsızlık suçundan sanık F. Ö..'un 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b ve 31/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İzmir 1. Çocuk Mahkemesince verilen 11.06.2008 gün ve 137-380 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 13. Ceza Dairesince 14.03.2012 gün ve 7586-5781 sayı ile; “Sanığın sokakta park halindeki kilitli motosikleti, kilidini açmayı başaramayınca sürükleyerek götürmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır" eleştirisi ile onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 25.04.2012 gün ve 234720 sayı ile; "...Somut olayda suça konu motosikletin kilit sistemi bertaraf edilmeden götürülmesinin mümkün olduğu konusunda herhangi bir duraksama bulunmamaktadır. Zaten sanık da kontak kilidini açamayanıca motosikleti sürükleyerek kendi hakimiyet alanına geçirmiştir. Yargıtay Yüksek 13. Ceza Dairesi itiraza konu uyuşmazlıkta; suça konu motosikletin sürüklenerek götürülmesinden ibaret eylemin TCK'nun 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturacağına karar verirken yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanan içtihatlara aykırı davrandığı konusunda herhangi bir kuşku bulunmamasına karşın neden böyle bir sonuca varıldığı hususu da açıklanmamıştır. Kaldı ki, sürüklenerek götürülmesi mümkün olan bir aracı sürükleyerek götürmeyi göze alan failin tehlike hali ile kilitle muhafaza altına alınan bir aracın kilidini bertaraf etmek zorunda kalan falin tehlike hali aynı ağırlıkta değildir. Toplumsal barışın sağlanabilmesi için suçun işlenmesini önlemeyi en temel amaç olarak benimseyen kanun koyucunun, amaçlarından biri de toplumu oluşturan ve barış esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşama hakkına sahip olan mağdurun olabildiğince az zarar görmesinin sağlanmasıdır. Zira suçun maddi unsurlarından birini mağdur oluşturmaktadır. Toplumu oluşturan bütün bireyler gibi mağdur da suçun işlenmesine engel olmak için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek toplumsal barışın sağlanmasına katkıda bulunmalıdır. Somut olayımızda müştekiye ait motosikletin kontak kilidini açamayınca sürükleyerek götüren sanığı, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-e maddesinden sorumlu tutmak yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıklanan ve 5237 sayılı TCK’nun 1. ve 2. maddelerinde düzenlenen ceza kanununun amacı ve suçların kanuniliği ilkesine aykırı olacağı gibi aşağıda açıklanacak olan benzer olaydaki yerleşik içtihatlara ve bunun sonucu olarak da hakkaniyet ve kanun önünde eşitlik prensiplerine aykırı olacağı kuşkusuzdur. Yukarıdaki açıklamalar ve öğreti ile uygulamada benimsenen görüşler doğrultusunda somut olayımıza baktığımızda; Müşteki tarafından sabit bir noktaya kil...