Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde dava dilekçesinde yazılı olan fatura ve sevk irsaliyeleri ile emtialar teslim ettiğini, bu faturalara ilişkin borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 68.865,06 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız bir şekilde bu takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, teslim edilen emtialarda bulunan ayıpların...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1246 KARAR NO: 2022/924 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2019 NUMARASI: 2017/825 Esas, 2019/305 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 11/05/2022 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde dava dilekçesinde yazılı olan fatura ve sevk irsaliyeleri ile emtialar teslim ettiğini, bu faturalara ilişkin borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 68.865,06 TL alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız bir şekilde bu takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, teslim edilen emtialarda bulunan ayıpların davalıya bildirildiğini, tarafların karşılıklı anlaşma ile sözleşmeyi feshettiklerini, buna rağmen davacının haksız şekilde talepte bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, ürünlerde müvekkilinden kaynaklı herhangi bir ayıbın bulunmadığı gibi ayıp ihbarında da bulunulmadığını, emtiadaki ayıpların somut olarak ortaya konmadığını, takibe yönelik itirazda da herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, faturaların uzun süre içerisinde tebliğ edilerek fatura konusu emtiaların 23/09/2014 tarihinden 25/02/2015 tarihine kadar değişik zamanlarda teslim edildiğini, tarafların ayıp konusunda anlaştıklarının ve sözleşmenin feshinin doğru olmadığının belirtmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde, fatura konusu emtiaların ayıplı şekilde teslim edilmesi üzerine müvekkilince ayıp ihbarında bulunulduğunu, dava dilekçesindeki 11 adet fatura konusu emtianın ayıplı çıkması nedeniyle iade edildiğini, bir süre sonra ürünlerdeki ayıpların giderilerek tekrar teslim edildiğini, müvekkilinin basit muayeneden sonra ürünleri teslim alarak müşterisine devir ettiğini, daha sonra satın alan müşterinin ürünlerde gizli ayıp bulunduğu müvekkiline bildirdiğini, 14/10/2014 tarihinden sonraki 11 adet fatura konusu emtiada da açık ve gizli ayıplar bulunması üzerine müvekkilince 16/04/2015 tarihli ihtarname ile ayıbın bildirildiğini, müvekkilinin 29/01/2015 tarihinde alınan ürünler için davacıya 2 adet çek verdiğini, davacının cevabi ihtarında da ayıbın kabul edildiğini, 2 adet çekin iade edilerek tarafların karşılıklı olarak sözleşmeyi feshettiklerini, çeklerin iade edilmesi nedeniyle TBK'nın 104/3. Maddesi gereğince borcun sona erdirildiğini, ayıp konusunda tanık dinletileceğini belirtmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki es...