DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Taz.) KARAR TARİHİ: 24/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat istemiyle açılan davada mahkemece: "Davanın geçici iş göremezlik tazminatı istemi yönünden reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 28.783,97 TL 'nin 30/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketini sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle;...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2020/2423 KARAR NO: 2021/259 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ TARİHİ: 16/06/2020 NUMARASI: 2017/1132 Esas - 2020/225 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Taz.) KARAR TARİHİ: 24/02/2021 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle davalı sigorta şirketine karşı maddi tazminat istemiyle açılan davada mahkemece: "Davanın geçici iş göremezlik tazminatı istemi yönünden reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 28.783,97 TL 'nin 30/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketini sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; davacı ...'e velayeten ... ve ... vekili ile ekli ibraname çerçevesinde ödeme yapılmak suretiyle sulh olunduğunu, sulh olunması sebebiyle davanın konusu kalmadığından davacı vekili tarafından mahkeme dosyasına gönderilen feragat dilekçesi ile davasından feragat edildiğini, bu nedenle verilen kararın, bu davacı yönünden kaldırılması gerektiğini beyan etmiştir. Dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderildikten sonra davacılar vekili dilekçesiyle; dosyada, davalı ile sulh olup alacağın tahsil edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını, davanın konusuz kalmasından ötürü vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, davalının vekalet ücreti talebi olup olmadığı konusunda müzekkere yazılmasını talep ederek, davanın konusuz kalmasından dolayı "gereğinin yapılmasını" istemiştir. Davacılar vekilinin bu beyanı dışında, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde sözünü ettiği feragate ilişkin davacılar vekilince dosyaya sunulmuş bir beyan bulunmadığı ve dolayısıyla davanın feragat nedeniyle reddinin mi, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığının mı, yoksa sulh sözleşmesinin onaylanmasının mı istenildiği belirgin değildir. Bilindiği ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 313/1 maddesinde düzenlendiği üzere sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMKnın 314. maddesinde sulhün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. HMKnın 315/1 maddesi ise Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. hükmünü amirdir. Yine, HMKnın "Sulhun zama...