Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nin, ... A.Ş'nin hissedarı ve ... Şirketler grubunun çalışanı olduğu bir dönemde bono borçlusu ... ile lehtar ... A.Ş'nin ... nezdinde kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak düzenlenen bonoya kefil sıfatıyla imza attığını, öncelikle bononun kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine konu edilemeyeceğini, zira bono metninde bedelinin nakden veya malen ahzolunduğunda ilişkin bir ibare yer almadığı gibi bono üzerindeki rakam, tarih ve yazı ile yazılan miktarın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/1796 KARAR NO: 2022/443 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 28.03.2019 NUMARASI: 2017/807 Esas - 2019/267 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'nin, ... A.Ş'nin hissedarı ve ... Şirketler grubunun çalışanı olduğu bir dönemde bono borçlusu ... ile lehtar ... A.Ş'nin ... nezdinde kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak düzenlenen bonoya kefil sıfatıyla imza attığını, öncelikle bononun kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibine konu edilemeyeceğini, zira bono metninde bedelinin nakden veya malen ahzolunduğunda ilişkin bir ibare yer almadığı gibi bono üzerindeki rakam, tarih ve yazı ile yazılan miktarın daha sonra doldurulduğunu, müvekkillerinin murisinin imza attığı tarihte bononun boş olarak düzenlenip bankaya kredi teminatı olarak verildiğini, takip dayanağı bononun hangi kredi ilişkisi karşılığında düzenlendiğinin tespiti gerektiğini, bankalar tarafından müşterilerine kullandırılan kredilere karşılık kambiyo senedi teminatı alınmakta ise de bu senedin kredi borcunun teminatı olduğuna dair kaydın banka nezdinde tutulması gerektiğini, bu hususun netleştirilmesinin zorunlu olduğunu, bononun tahsil cirosuyla mı yoksa teminat cirosuyla alındığının belirlenmesi gerektiğini, bono aslının getirtilerek üzerindeki yazı ve imzaların aynı zamanda yazılıp yazılmadığının tespitinin istendiğini, murisin 27.10.2013 tarihinde vefat ettiğini ve bu tarihten 3 yıl sonra 2016'da icra takibi yapıldığını, bononun tanzim tarihinin gerçek olup olmadığının saptanmasının zorunlu olduğunu, banka nezdinde şirketin kullandığı kredinin teminatı olarak düzenlenen bononun kambiyo vasfına haiz olmadığını, teminat karşılığında verildiğini, icra takibinde murisin bonodan sorumluluk miktarının 700.000,00 TL olarak belirtilmiş olmasının da iddialarının doğrulandığının kanıtı olduğunu, bankanın kullandırdığı kredi hesaplarının incelenmesiyle ölüm tarihinde temerrüt durumunun oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşacağını, senedin kambiyo vasfına haiz olmayıp kredi teminatı olması nedeniyle hesap kat ihtarının tebliği ile kefilin sorumluluğunun başlayacağını, senedin protesto dahi edilmediğini, asıl borçlu şirketin İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2016/95 E. sayılı dosyası ile iflasın ertelenmesi talebinde bulunduğunu ve mahkemece 04.03.2016 tarihinde tedbir kararı verilerek takiplerin durdurulduğunu, asıl borçlu şirketin iflas erteleme sürecinden yararlanması nedeniyle kefil olan murisin de aynı haktan yararlanması ...