DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/05/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin biri 26.06.2014 tarih ve 68.000,00 TL bedelli diğeri 01.08.2014 tarih ve 70.000,00 TL bedelli iki ayrı çeke dayanarak davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takip öncesinde 04.11.2014 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını, haciz baskısı altında her iki çekin bedelini de ödemek zorunda kaldıklarını, takibin iptali için takibe konu çeklerdeki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla açtıkları İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/491 Esas sayılı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/402 Esas KARAR NO: 2022/886 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/12/2019 NUMARASI: 2015/1040 E. - 2019/836 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/05/2022 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin biri 26.06.2014 tarih ve 68.000,00 TL bedelli diğeri 01.08.2014 tarih ve 70.000,00 TL bedelli iki ayrı çeke dayanarak davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takip öncesinde 04.11.2014 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını, haciz baskısı altında her iki çekin bedelini de ödemek zorunda kaldıklarını, takibin iptali için takibe konu çeklerdeki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla açtıkları İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/491 Esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde çeklerin üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'ın imzası olmadığının tespit edildiğini, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/138605 Soruşturma sayılı dosyasında da suç duyurusunda bulunduklarını, her iki çek yönünden de ödemiş oldukları paranın ödedikleri tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına iadesine verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ciro ettiği birçok çekin muhatap banka tarafından sorunsuz şekilde tahsil edildiğini, sadece davaya konu iki çekte sorun çıktığını, tahsil edilen çeklerle davaya konu çeklerdeki ciro imzaları karşılaştırıldığında aynı olduklarının görüldüğünü, imza itirazını bu nedenle kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.12.2019 tarih ve 2015/1040 Esas - 2019/836 Karar sayılı kararıyla; "... Davacının imzasının taklit edilerek dava konusu çeklerin cirolanması davacıya karşı haksız fiil oluşturmaktadır. İmzaların sahte olarak atılması eylemini davalı gerçekleştirmiş olmasa da imzaların sahteliği nedeniyle çekler davacı aleyhine icra takibine konulmuş ve davacı bu icra takipleri nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 77'ye göre; "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." Davacının sahte olarak atılmış olan imzalar nedeniyle haciz baskısı altında kalması ve icra dosyasına çek bedellerini ödemesi davalı yönünden bu madde kapsamında sebepsiz zenginleşme oluşturmuş olup davacının ödediği parayı faizi ile birlikte talep etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun m. 72/VIII'e göre; 'Ta...