Borsa ve yatırım, küresel ekonominin nispeten yeni bir parçası gibi görünse de, finans piyasaları aslında neredeyse bin yıldır varlığını sürdürmektedir. İlk borsalar yüzyıllar önce Avrupa'da ortaya çıkmıştır. ABD'nin New York Menkul Kıymetler Borsası (NYSE) da 300 yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkmış olsa da, piyasalar artık geçmiş yüzyıllardakilere kıyasla çok daha geniş ve derin bir yapıya sahiptir. Özel sermaye fonlarından hedge fonlara, yatırım fonlarına ve daha fazlasına kadar, günümüz yatırımcılarının mevcut birçok farklı yatırım fonu yapısı aracılığıyla kâr elde etmesinin sayısız yolu mevcuttur. Fonlar, farklı amaçlara, temel yatırımlara ve yöneticilere sahip, farklı şekil ve boyutlarda olabilir. Fonlara yatırım yapmanın bir avantajı, aynı anda birden fazla şeye yatırım yapılmasına olanak sağlamasıdır. Ayrıca, listeye neyin girip neyin girmeyeceğine karar verme bir profesyonele bırakılabilir. Hisse senetlerinin aksine, geleneksel fonlar borsada günün her dakikasında alınıp satılmaz, ancak daha yavaş bir tempoda, her iş gününde bir kez işlem görür. Bu, fonun değerinin hesaplandığı ve bir birimin fiyatının belirlendiği zamandır. Bir fon yöneticisi, şirketleri araştıran ve hangi yatırımların alınacağını seçen bir ekiple çalışan gerçek bir insan olabilir. Ya da bir dizi kurala göre otomatik olarak yatırım satın alan bir bilgisayar algoritması olabilir. İnsan tarafından yönetilen fonlar genellikle 'aktif' fonlar, bilgisayar tarafından yönetilenler ise 'pasif' fonlar olarak adlandırılır. Bilgisayarların kullanımı insanlardan daha ucuz olduğu için, pasif fonlar genellikle aktif fonlardan çok daha ucuzdur. Bu makalede, daha belirgin yatırım fonu yapıları tanımlanıp tartışılacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.