Ülkemizde sosyal sigortalar sisteminin temel yasası olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile zorunlu sigortalılık kapsamına alınan kesimlerden birini de kendi nam ve hesabına çalışanlardan olan şirket ortakları oluşturmaktadır. 5510 sayılı Kanun kapsamında ticari şahıs şirketlerinden kolektif şirket ortakları, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları, donatma iştiraki ortakları, sermaye şirketlerinden limited şirket ortakları ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları sigortalı sayılmıştır. Anonim şirketlerin ise yönetim kurulu üyesi olan ortakları sigortalı sayılırken yönetim kurulu üyesi olmayan ortakları sigortalı sayılmamıştır. Keza sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortakları da sigortalı sayılmamaktadır. Söz konusu bu sayılan şirket ortaklarının tümü 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında (eski tabirle söyleyecek olursak Bağ-Kur’lu statüde) sigortalı sayılmış bulunmaktadır. Şirket ortaklarının sosyal sigortalılığı 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğü öncesinde de 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile sağlanmıştır. Uygulamada şirket ortaklarının sigortalılığının nasıl sağlanacağı ve hassaten de hangi anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sigortalı olmaları gerektiği tereddütlere neden olabilmektedir. Özellikle yönetim kurulu üyesi olmamasına karşın hatırı sayılır oranda şirket ortaklıkları bulunan anonim şirket ortakları ile şirkette hissesi bulunmamasına karşın yönetim kurulunda görev alan kişilerin sigortalılığı konusunda tereddütler hasıl olabilmektedir. Bu makalede öncelikle şirket ortaklarının sigortalılığına ilişkin hükümler değerlendirilmiş, sonrasında anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin 5510 sayılı Kanun ve öncesindeki 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı irdelenmiş, nihayetinde anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sigortalılığının bildirimi ile ilgili yükümlülükler özetlenmiştir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.