Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketinin düzenlemiş olduğu elektrik faturaları ile davacı aboneden kayıp kaçak, iletim, dağıtım bedeli adı altında haksız bedeller tahsil ettiğini beyanla , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; kayıp kaçak bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulamanın yasal bir zorunluluk olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava dosyasının tarafların duruşmaya gelmemeleri nedeni ile 25/10/2016 tarihinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2017/2352 KARAR NO : 2018/153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/09/2017 NUMARASI : 2015/1030 E - 2017/1026 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 08/02/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketinin düzenlemiş olduğu elektrik faturaları ile davacı aboneden kayıp kaçak, iletim, dağıtım bedeli adı altında haksız bedeller tahsil ettiğini beyanla , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; kayıp kaçak bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulamanın yasal bir zorunluluk olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava dosyasının tarafların duruşmaya gelmemeleri nedeni ile 25/10/2016 tarihinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve bu tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesi ile HMK' nın 150/5 maddesi gereğince "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinafa başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11.05.2017 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK kapsamında üç aylık yasal sürenin son günü 11.08.2017 tarihi olup, bu tarih adli tatil içerisine denk geldiğinden, davanın yenilenmesi için adli tatil bitiminden itibaren 1 haftalık süre eklendiğinde , davanın yenilenme süresinin 12.09.2017 tarihinde sona erdiği , yenileme dilekçesinin 14.08.2017 tarihinde sunulmuş olmasına rağmen,mahkemece yenileme talepleri dikkate alınmayarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek , kararın kaldırılması talep edilmiştir. HMK nun 355. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda ; 6100 sayılı ...nun değişik 102.maddesinde , adli tatilin her yıl 20 temmuz'da başlayıp, 31 ağustos'ta sona ereceği ve yeni adli yılın 1 eylül'de başlayacağı düzenlenmiştir. HMK'nun 104.maddesinde göre, adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. HMK'nun 103.maddesinde ise adli tatilde görülecek dava ve işler ayrıntılı olarak gösterilmiş olup, istinaf konusu davanın , adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığı açıktır. Yukarıda yazılı mevzuat hükümleri ışığında somut olaya bakıl...