Günümüzde dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte bireylerin özel hayatına ilişkin bilgilerin korunması, yalnızca özel hukuk veya idari yaptırımlar kapsamında değil, ceza hukuku bakımından da öncelikli bir mesele haline gelmiştir. Sosyal medya mecralarının yaygın kullanımı, kişisel verilerin üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla erişilebilir ve paylaşılabilir olmasına yol açarak hukuka aykırı veri ifşası ihtimalini artırmaktadır. Bu çerçevede Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 03.03.2025 tarihli ve 2022/7273 E., 2025/2222 K. sayılı kararında, sanığın kendisine kesilen trafik cezası tutanağını görevli kolluk personelinin kimlik bilgilerini kapatmadan sosyal medya hesabında paylaşması, Türk Ceza Kanunu m. 136/1 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yayılması suçu bağlamında değerlendirilmiştir. Karar, özellikle sosyal medya paylaşımlarının "kişisel verilerin ifşası" suçu kapsamında ele alınıp alınamayacağı ve bu bağlamda kast unsurunun sınırları konusunda farklı yaklaşımları gündeme getirmektedir. Bu makale, söz konusu kararın yargılama sürecini ve gerekçelerini inceleyerek, sosyal medya özgürlüğü ile kişisel verilerin korunması arasındaki dengenin ceza hukuku perspektifinden nasıl kurulması gerektiğini tartışmayı amaçlamaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.