Bilindiği gibi, aile hekimleri tarafından genel olarak belli mahallere mahsus olmak üzere, kişiye yönelik sağlık hizmetlerinin sunulduğu Aile Sağlık Merkezlerinin önemi ve değeri her geçen gün daha da artmakta olup, kanun düzenleyiciler tarafından mevcut değerini artırmak ve geliştirmek üzere, bu konuda uygulanmakta olan mevzuatın sık sık revize edildiğine rastlanılmaktadır. Aile Sağlık Merkezleri, ilk bakışta ve genel bir yaklaşımla, hekimlerin atanması, çalıştırılması, denetlenmesi, vergilendirilmesi vb. gibi fonksiyonları açısından kamu kuruluşu; çalışan hekimler tarafından çalıştırılan sağlık personeli ve diğer görevliler açısından değerlendirildiğinde ise özel kuruluş gibi görüntü veren ilgililerin zihninde çeşitli tereddütler içeren bir yapıya sahip bulunmaktadırlar. Konumuz, Aile Sağlık Merkezlerinde çalışan aile hekimlerinin, sağlık personelinin ve diğer görevlilerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve konuyu doğrudan veya dolaylı yönden etkileyen diğer kanunlar nezdindeki konumları, özellikle sosyal güvenlik nezdindeki durumları ve kanuni mükellefiyetleri gibi hususlarda, kendilerinin de kısıtlı olan bilgilerinin artırılması, yanlış bilgilerinin düzeltilmesi, çalıştıranlara, çalıştırılanlara ve konuyla ilgili bilgilenmek isteyenlere Aile Sağlık Merkezi ve aile hekimliği genel uygulamalarından başlamak ve 5510 sayılı Kanun’un özel uygulamalarından da bahsetmek suretiyle bilgi sunulmasından oluşmaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.