DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/06/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 yılı ocak ayı itibariyle davacı kurumun yayınları mecralarına ait reklam sürelerinin Reklam Tasarım Tanıtım Dairesi Başkanlığı tarafından satış ve pazarlamasının yapıldığı, davalı ile imzalanan taahhütnameler gereğince 2021 yılının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül aylarına ait vadeleri geçmiş de ve reklam kullanımı karşılığı 2.415.836,05 TL borç bakiyesinin bulunduğu, düzenlenen faturaların davalı tarafa gönderildiği, ancak vadeleri geçmesine rağmen davalı tarafça bankaya borçlar ödenmediği ve fatura bedellerini de itiraz edilmediği, bu haliyle faturaların davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek davacının bakiye...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/928 KARAR NO: 2022/776 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/207 ARA KARAR TARİHİ: 24/03/2022 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/06/2022 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 2016 yılı ocak ayı itibariyle davacı kurumun yayınları mecralarına ait reklam sürelerinin Reklam Tasarım Tanıtım Dairesi Başkanlığı tarafından satış ve pazarlamasının yapıldığı, davalı ile imzalanan taahhütnameler gereğince 2021 yılının Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Ağustos ve Eylül aylarına ait vadeleri geçmiş de ve reklam kullanımı karşılığı 2.415.836,05 TL borç bakiyesinin bulunduğu, düzenlenen faturaların davalı tarafa gönderildiği, ancak vadeleri geçmesine rağmen davalı tarafça bankaya borçlar ödenmediği ve fatura bedellerini de itiraz edilmediği, bu haliyle faturaların davalı tarafından kabul edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek davacının bakiye 2.415.836,05 faiziyle birlikte tahsili ile öncelikle davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir kurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde; davalının davacı kuruma iddia edildiği gibi bir borcu bulunmadığı, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bu konuda anlaşma yapıldığı tarihte bizzat davacı kurumun reklam daire başkanlığının ... direktörü tarafından davalı şirkete gönderilen mail ile taraflar arasında Risturn Hakedişi ödenmesi anlaşmaya varıldığı ancak yapılan bu anlaşmaya rağmen hakedişlerin ödenmediği ve iade ve indirimler yapılmadan düzenlenen fatura bedellerinin haksız olarak tahsil edilmeye çalışıldığı iş bu talebin taraflar arasındaki anlaşmaya ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece 24.03.22 tarihli ara karar ile salt iddia ile ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, HMK'nun 389 maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir karar verilebileceği ve iş bu nedenle davacı yanın ihtiyati tedbir konmasına ilişkin talebinin reddine karar verildiği belirtilmiştir. Davacı vekilince Sunulan istinaf dilekçesinde özetle; dava değerinin yüksek olması, dava konusu alacağının kurumun alacağı olması ve haklılığın belgelerle ispatlanmasına nazara alındığında, kurum alacağı bakımından ciddi bir maddi zararın önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği, mahkemece verilen ret kararının hatalı olduğu belirtilmiştir. Tedbir kararının verilebilmesi için 6100 Sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. 6100 Sayılı HMK'...