Bilindiği gibi Türk Ceza Kanunu’nun 4’üncü maddesi uyarınca kanunları bilmemek mazeret olarak kabul edilemez. Dolayısıyla zaman zaman, şahsi açıdan bakıldığında, önemsizmiş gibi görünen bazı fiillerin işlenmesi hallerinde ağır sonuçlarla karşılaşılabilmektedir. Zaman zaman da genel kültürümüz bizleri yanıltabilmekte, bazı konularda doğru bildiğimiz yanlışlar yapılabilmekte olup, pek de önemli görmediğimiz bazı konuların, bilinmesinde oldukça yarar bulunduğu bu fiillerin sonuçları ile karşılaştığımız zamanlarda anlaşılmaktadır. Çalışma hayatının içinde, bazı işverenler tarafından istihdam ettikleri sigortalılara iş yerine geliş gidiş veya sosyal yardım amaçlı olarak toplu taşıma biletinin verildiğine rastlanmakta, bu ödemelerin sigorta primine esas kazanca dahil edilip edilmeyeceği hususlarında tereddüt yaşanmakta olup, yanlış işlem tesis edildiğinin anlaşılmasından sonra maddi veya manevi zarara uğranılabilmektedir. Benzeri durum, sigorta prim borçlarını katma değer vergisi iade alacaklarından mahsup edilmesi suretiyle ödemek isteyen işverenlerin, Hazine ve Maliye Bakanlığı veya Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminin arızalı olması nedeniyle başlarına gelebilmektedir. İşverenler doğal olarak, ortaya çıkan kendilerini mağdur edici bu durumun ellerinde olmayan sebeplerle meydana geldiğini ileri sürerek, karşı karşıya kaldıkları mağduriyetler nedeniyle itiraz mı edecekleri yoksa, cezai fazlalıkları sineye mi çekecekleri konusunda tereddüt yaşamaktadırlar. Bilinmesinde yarar gördüğümüz bir diğer konu ise 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki bazı sigortalıların sigorta primlerini, aynı maddenin (a) fıkrası kapsamındaki sigortalıların ödeme sistemine uygun olarak ödemeleri ve bu durumun sonradan anlaşılması halinde yanlış nitelikte yatırılan sigorta primlerinin, Kuruma irat mı kaydedileceği yoksa, doğru nitelikteki sigorta koluna mı aktarılacağı, aktarılacaksa uygulama yöntemlerinin neler olduğu hususlarında yaşanan tereddütlerdir. Dolayısıyla, konuyla ilgili olarak gerek fiili muhatapların gerekse de genel kültürlerine bilgi eklemek isteyen konuyla doğrudan veya dolaylı yönden ilgili diğer tarafların bilgilendirilmesinde yarar bulunduğu değerlendirilmektedir.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.