Vergi, Devletin ve / ya da devletten vergilendirme yetkisi alan diğer kamu idarelerinin kamu harcamalarını karşılamak amacıyla, kanuna dayanarak ve usulüne uygun olarak, gerçek ve tüzel kişilerden, hukuki cebir altında, karşılıksız olarak ve geri vermemek üzere aldıkları iktisadî değerler / paralardır.2 Mahremiyet; "gizlilik"3 olarak ifade edilmiştir. Görülmesi ya da öğrenilmesi yasak olan anlamına gelmektedir. Vergi mahremiyeti; özetle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK), "Vergi Mahremiyeti" başlıklı 5’inci maddesinde, "belirtilen kimselerin görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lâzım gelen diğer hususları ifşa edemeyecekleri ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef'ine kullanamayacakları" şeklinde hüküm altına alınmıştır. Bilirkişi, hâkim veya savcının hukuki bilgisi dışında, çözümü uzmanlık, özel veya teknik bilgi gerektiren durumlarda başvurulan, o konunun uzmanı kişilere hukuk dilinde verilen addır.4 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 5’inci maddesinde vergi mahremiyeti hüküm altına alınmış olup, vergi mahremiyeti kapsamında yer alan "kimseler" belirtilmiştir. Söz konusu maddenin 4. sırasında; "Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler" şeklinde ifade edilmiştir. Burada belirtilen, "kullanılan" ifadesi yerine, "görev alan / görevlendirilen" ifadesine yer verilmesinin, ifade estetiği açısından daha uygun olacağına yönelik kanaatimizin, konuya dair, VUK’un ilgili maddesinde yer alan yasal mevzuat çerçevesinde kısaca değerlendirilmesi, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.