Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan isteğine dayanmaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde tazminat talebi ile birlikte, ihtiyati tebir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin İhtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine, " karar verilmiştir. Davacı vekili bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, İİK'nın 277 vd. maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere, İlk Derece Mahkemesince reddine dair verilen ara kararın, yasaya ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İhtiyati...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/1328 KARAR NO: 2022/1326 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 05/04/2022 NUMARASI: 2022/199 Esas (Derdest Dosya) DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/06/2022 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan isteğine dayanmaktadır. Davacı vekili, dava dilekçesinde tazminat talebi ile birlikte, ihtiyati tebir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin İhtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine, " karar verilmiştir. Davacı vekili bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, İİK'nın 277 vd. maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, istinaf açısından uyuşmazlık konusu, HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere, İlk Derece Mahkemesince reddine dair verilen ara kararın, yasaya ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. İhtiyati tedbir, HMK'nın 389. maddesinde düzenlenmiş olup, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. İİK'nun 257/1. fıkrasına göre Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Niteliği gereği ancak uyuşmazlık konusu üzerine konulabilen ihtiyati tedbirin koşulları HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde hükme bağlanmış; ihtiyati haczin koşulları ise İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan kanun hükümleri de göz önüne alındığında, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haczin koşulları birbirinden farklıdır. Hukukumuzda "ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir" şeklinde bir hukuki müessese bulunmamaktadır. Yerel mahkemece davacı vekilinin talebi açıklat...