İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, rücu alacağının tahsili için yapılan/takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı Kınık Asliye Hukuk Mahkemesince, HSK'nın 8.7.2021 tarihli 568 sayılı kararı ilgi tutarak ayrıca TTK'nın 4.5./3,16.maddeleri uyarınca Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince de eldeki davanın sigortalıya ödeme yapan sigorta şirketince açılan rücuen tazminat davası olduğu, sigorta poliçesinden kaynaklanan dava olmadığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2022/1602 KARAR NO : 2022/2140 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/01/2022 ESAS NO : 2021/1008 KARAR NO : 2022/13 MAHKEMESİ : KINIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2021 ESAS NO : 2021/226 KARAR NO : 2021/308 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 12.5.2022 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12.5.2022 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Kınık Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, rücu alacağının tahsili için yapılan/takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı Kınık Asliye Hukuk Mahkemesince, HSK'nın 8.7.2021 tarihli 568 sayılı kararı ilgi tutarak ayrıca TTK'nın 4.5./3,16.maddeleri uyarınca Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesince de eldeki davanın sigortalıya ödeme yapan sigorta şirketince açılan rücuen tazminat davası olduğu, sigorta poliçesinden kaynaklanan dava olmadığı gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir. TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği;doğal olarak si...