Vergi hukukunda zamanaşımı kavramı tarh(tahakkuk) ve tahsil zamanaşımı olmak üzere iki aşamalıdır. Vergilendirme sürecimizin ilk aşaması ise tarh, tebliğ, tahakkuk tamamlanmadan önce zamanaşımı süresinin dolması devletin alacağını talep etmesi tarh zamanaşımı kapsamına girmektedir. Tahsil sürecine gelmesi ise tahsil zamanaşımı kapsamına girmektedir. Tarh (Tahakkuk) zamanaşımı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmekte olup tahsil zamanaşımı ise 6183 Sayılı AATUHK’ da düzenlenmektedir. Hukuk düzeninde zamanaşımı kavramı bireylerin ya da kurumların devletle olan beklemede olan işlemlerinin belirli bir süre sonra zamanaşımına uğraması yani hukuki nitelik taşıyan işlemlerin gelecek dönemlere taşınmamasını sağlamaktadır. Zamanaşımı düzenlemesinde hukuk’ ta boşluk bulunuyor ise özel hukuk hükümleri doğrudan uygulanmamalıdır. Zamanaşımı vergi hukukunda vergi borçlarını eksik borç haline getirmediğinden zamanaşımına uğramış bir borç alacaklı tarafından talep edilemezdir. Alacaklı bakımından ise alacağını talep etme durumunu kaldırmasına dayanarak ‘‘hak düşürücü süre’’ şeklinde nitelendirilebilir. Vergi mükellefi açısından vergisel ödevini ödememe durumundan dolayı özel hukukta ‘‘kazandırıcı zamanaşımı olarak’’ nitelendirebiliriz. Zamanaşımını Re’ sen dikkate alınmasında yargı idaresi tarafından oluşturulan incelemeler neticesiyle zamanaşımının sona erip ermediği hâkim tarafından re’ sen dikkate alınmalıdır. Tarh ve tahsil zamanaşımının ikisinde de yargı organlarınca re’ sen dikkate alınmaktadırlar.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.