İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin bilgileri verilen muhtelif bonolara dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, ancak vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen bono bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek toplam 17.000,00 TL bono bedelinin vade tarihlerinden tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, 15.500,00 TL bono tutarının % 0,3 oranında komisyonu ve protesto masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu bonoların müvekkili tarafından dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ile yapılan Devremülk Satış Vaadi Sözleşmesi için bu firmaya verilmiş olup tüketici senedi vasfını haiz olduğunu, tüketici...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/642 Esas KARAR NO: 2022/715 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/233 Esas - 2020/67 Karar TARİH: 23/01/2020 DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/05/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin bilgileri verilen muhtelif bonolara dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, ancak vade tarihleri geçmiş olmasına rağmen bono bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek toplam 17.000,00 TL bono bedelinin vade tarihlerinden tahsiline kadar 3095 sayılı kanunun 2/2. maddesinde belirtilen oranda işleyecek olan temerrüt faizi, 15.500,00 TL bono tutarının % 0,3 oranında komisyonu ve protesto masrafı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu bonoların müvekkili tarafından dava dışı .... Tic. Ltd. Şti. ile yapılan Devremülk Satış Vaadi Sözleşmesi için bu firmaya verilmiş olup tüketici senedi vasfını haiz olduğunu, tüketici senetlerinin nama yazılı yapılması zorunlu olup nama yazılı senetlerin ise ciro yoluyla devredilemeyeceğini, ancak alacağın temliki yoluyla devredilebileceğini, ancak senetler nama yazılı olup ciro yoluyla davalı bankaya devredildiğini, bu nedenle davacının bonolardan doğan alacağı talep etme hakkının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bononun dava dışı firma tarafından davacıya geçerli ve usulüne uygun şekilde alacağın temliki yoluyla devredildiği düşünülse dahi bu türden bonolarda alacağın temliki söz konusu olduğundan senedi devralan kişinin temel borç ilişkisine dayanan defilerle muhatap olmak zorunda kalacağını, Tüketici Korunması Hakkındaki Kanun 4.maddesi gereğince tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilecek olup bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğunu, Devremülk Satış Vaadi Sözleşmesi adi yazılı şekilde düzenlenmiş olduğundan geçersiz olduğunu, müvekkili tarafından hiçbir tapu devri yapılmadığından müvekkili sebepsiz zenginleşmemiş olup iade etmesi gereken bir edim bulunmadığını, bu nedenle karşılığında hiçbir edim almadığı ve geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak verdiği senetlerin ise bedelsiz kaldığını, ayrıca satıcı firma yetkilileri ile yapılan fesih ve ibra sözleşmesi uyarınca da senetlerin iadesi gerektiğini, buna rağmen iade edilmeyip davalı bankaya ciro edildiğini ve bu nedenle satıcı firmaya karşı açılan davanın ise derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/01/2020 tarih ve 2019/233 Esas ...