DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/05/2022 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:13/05/2022 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 08/02/2022 tarih ve 2021/537 Esas 2022/114 Karar sayılı ilamına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğunu ancak son dönemlerde davalının davacıya ödeme yapmadığını ve bunun üzerine ticari ilişkinin sona erdiğini, davalı aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından haksız bir şekilde borca itiraz edildiğini, itiraz edilen icra takibinin, borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayandığını, faturaların davacı şirketin...
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/1075 KARAR NO: 2022/1088 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/02/2022 ESAS NO: 2021/537 KARAR NO: 2022/114 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/05/2022 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:13/05/2022 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 08/02/2022 tarih ve 2021/537 Esas 2022/114 Karar sayılı ilamına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğunu ancak son dönemlerde davalının davacıya ödeme yapmadığını ve bunun üzerine ticari ilişkinin sona erdiğini, davalı aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafından haksız bir şekilde borca itiraz edildiğini, itiraz edilen icra takibinin, borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayandığını, faturaların davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, alacağın varlığı ve ulaştığı meblağın ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesi sabit olacağını belirterek davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptaline ve takip konusu alacağın % 20sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut olayda davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmış olduğundan, davacının defteri usule uygun tutulduğundan ve HMK 6. Maddesi gereğince ödemeyi davalı ispat edemediğinden davacının 1.259,25 TL'lik vade farkı faturası dışındaki kısımdan dolayı davanın kabulüne karar verilmiştir.Vade farkı faturasında dair değerlendirmede; Vade farkı istenebilmesi için, taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün bulunması şarttır (Y.İ.B.K.'nun 27.6.2003 gün ve E:2001/1, K:2003/1 Sayılı ilamı). Teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir.(HGK'nın 2004/19-470 E. 2004/462 K. sayılı kararı) Somut olayda taraf ticari defterler ve sunulan deliller uyarınca taraflar arasında bu yönde yazılı bir sözleşmenin ya da bu doğrultuda oluşmuş bir teamülün olmadığı görülmüştür. Fatura üzerindeki vade farkına ilişkin ibareler sözleşme hükmü olarak değerlendirilemez. Davacının, satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya bağlı alacağını geç tahsil etmesi her halükarda vade farkı ödenmesini gerektirmez. Faturada vade farkı talep edileceğine dair kayıtlara dayanılarak talepte bulunulması da mümkü...