İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin toplamda %30 hisse ile şirketin paydaşları olduklarını, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi sıfatlarını haiz olduklarını, diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun müvekkilleri aleyhine tek tarafları hazırlattıkları rapora göre müvekkillerinin şirketi zarara uğrattıklarının iddia edildiğini, söz konusu raporun hazırlanmasından sadece 2 gün sonra 15/09/2021 tarihinde müvekkillerine rapora dair bilgi verilmeden, savunma hakkı kullandırılmadan şirket içerisinde bir toplantı gerçekleştirildiğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ve yakınlarının müvekkillerine sözlü ve fiziki müdahalelerde bulunarak müvekkillerinin zorla yönetim kurulu üyeliklerinden istifa etmelerine sebebiyet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/832 Esas KARAR NO: 2022/723 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/109 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 01/04/2022 DAVA: Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ: 11/05/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinin toplamda %30 hisse ile şirketin paydaşları olduklarını, aynı zamanda yönetim kurulu üyesi sıfatlarını haiz olduklarını, diğer yönetim kurulu üyeleri ... ve ...'nun müvekkilleri aleyhine tek tarafları hazırlattıkları rapora göre müvekkillerinin şirketi zarara uğrattıklarının iddia edildiğini, söz konusu raporun hazırlanmasından sadece 2 gün sonra 15/09/2021 tarihinde müvekkillerine rapora dair bilgi verilmeden, savunma hakkı kullandırılmadan şirket içerisinde bir toplantı gerçekleştirildiğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin ve yakınlarının müvekkillerine sözlü ve fiziki müdahalelerde bulunarak müvekkillerinin zorla yönetim kurulu üyeliklerinden istifa etmelerine sebebiyet verdiklerini, olayla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, yaşanan tüm bu süreçler nedeniyle müvekkillerinin istifasının hukuken geçerli olmadığını, dolayısıyla 22/12/2021 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısının şekli yönden eksiklikler içerdiğini, zira genel kurul çağrısının kanunda belirtilen bir kişi tarafından gerçekleştirilmediğini, her ne kadar hukuken geçerli olmasa da davalı tarafın iddiasına göre müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliklerinden istifa ettiklerinden ötürü şirketin organsız kaldığı ifade edilerek mahkemeden genel kurulu toplantıya çağırmakla görevli olarak kayyım atanması talep edildiğini, kayyım olarak atanması talep edilen kişinin ise müvekkilleri aleyhine denetim raporu hazırlayan kişi olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/664 Esas sayılı dosyasında yalnızca bu konu ile ilgili olarak kayyım görevlendirmesi gerçekleştirildiğini, oysa karşı yanın iddia ettiği gibi şirketin organsız kalması halinde mahkeme izni alınarak tek bir pay sahibinin genel kurul toplantısına çağırabileceğini, genel kurul toplantısının yapılabilmesi için kayyım atamasının ise pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin işlemleri yönetim kurulu tarafından reddedilmesi halinde gerçekleştiğini, yönetmelik uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunmayan bir kişinin yönetim kurulu üyesi seçilmesi halinde göreve aday olduğunu yada görevi kabul ettiğini belirten bir yazılı beyanda bulunması gerektiğini, ancak yönetim kurulu üyesi seçilen ...nun toplantıda hazır bulunmadığını ve göreve aday olduğunu yada görevi kabul ettiğini belirten yazılı bir beyanda bulunmadığını, müvekkillerinin halen yönetim kurulu üyesi iken yönetim ...