Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m.356 hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasındaki fason üretim sözleşmesinin, davalı tarafça haksız fesih edildiği iddiasına dayalı, davacı yüklenicinin elinde kalan hazır ürün (meyve suyu), karton koli ve meyve suyu kutularından oluşan stokların bedeli ile kâr kaybının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuş, Dairemizce istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır. Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yıllara dayanan ticari ilişkinin bulunduğunu, davacının sözleşme doğrultusunda meyve suyu imal edip, davalıya teslim ettiğini,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/576 KARAR NO : 2018/1182 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2017 NUMARASI : 2014/745 Esas, 2017/71 Karar, DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 27/09/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m.356 hükmü gereğince duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasındaki fason üretim sözleşmesinin, davalı tarafça haksız fesih edildiği iddiasına dayalı, davacı yüklenicinin elinde kalan hazır ürün (meyve suyu), karton koli ve meyve suyu kutularından oluşan stokların bedeli ile kâr kaybının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuş, Dairemizce istinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmıştır. Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yıllara dayanan ticari ilişkinin bulunduğunu, davacının sözleşme doğrultusunda meyve suyu imal edip, davalıya teslim ettiğini, davalının ise imal edilen ürünlerin paketlenmesine ilişkin sürekli tasarım değişiklikleri yaptığını, bu nedenle davacının kağıt yönetiminin imkansız hale geldiğini, 2012 yılından bu yana davalı ürünleri kapsamında sürekli indirim ve kolaylıklar yaptığını, davacının PL (münhasır lisans) üreticisi olup en dar kâr marjında çalıştığı halde bu ürünlerin kağıt stoklarının tükenmesi için kendi zararına indirimler yaptığını, buna rağmen davalının kendisi için üretilen ürünlerin stoklarının raf satışlarıyla eritilmesini sağlayamadığı, bu nedenle davalıya noterden 02.01.2014 tarihli ihtarname gönderilerek elde kalan stokları ve maliyetlerini davalıya bildirerek, stokların bedelini davalıdan talep ettiği aynı davalının ramazan kolisi fiyat farkı açıklaması ile kesmiş olduğu 29.09.2007 tarihli 22.574,64 TL + KDV tutarındaki faturasının da iptal edilmesinin istendiğini, davalının ise 30.01.2014 tarihli cevabi ihtarıyla fason imalat sözleşmesini tek taraflı haksız olarak fesih ettiğini bildirdiğini, davalı iş sahibinin sözleşmenin 5/12. Maddesi gereğince tek taraflı fesih hakları bulunsa da, fehe sebep olarak belirtildiği hususların gerçekleşmediğinden noterden davalıya 13.02.2014 tarihli ihtarla cevap verildiğini, davacı tarafça hiçbir zaman mevzuata aykırı bir imalatın bulunmadığını, bu nedenle fesihe ilişkin dayanak iddiaların doğru olmadığı gibi 29.09.2007 tarihli faturaya süresinde itiraz edilmemekle beraber, davacı tarafça baştan itibaren gönderilen e-mailler, ticari defter kayıtlarından bu faturanın da davacı tarafça kabul edilmediğinin açıkça anlaşılacağını, yine e-maillerle belirtilen döneme ilişkin Ramazan kolisi çalışmasının davalı ile gerçekleşmediğinin açık olmakla, davalının bunda ısrar etmesinin ticari etiğe ve taraflar arasındaki ahde vefa kuralla...