Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı kurumdan hizmet aldığını, müvekkilinin 2019 yılı Eylül ayına kadar tüm fatura ödemelerini eksiksiz şekilde ve aksatmadan gerçekleştirdiğini, ancak müvekkili şirket adına düzenlenen 06/09/2019 tarihli ... numaralı 232,207,00 TL bedelli fatura incelendiğinde gerek ödenmemiş borç bulunmadığından gerekse fahiş tutarı nedeniyle kabul edilemeyeceğinden müvekkili şirket çalışanı tarafından su sayacı analizi talep edildiğini, yapılan analizde herhangi bir veri ve dayanak gösterilmeden itirazın reddedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafından 01/07/2017-02/08/2019 tarih aralığını kapsayan 262.383,00 TL tutarında bir alacağın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2020/979 KARAR NO: 2020/749 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 07/07/2020 NUMARASI: 2020/250 E DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/09/2020 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı kurumdan hizmet aldığını, müvekkilinin 2019 yılı Eylül ayına kadar tüm fatura ödemelerini eksiksiz şekilde ve aksatmadan gerçekleştirdiğini, ancak müvekkili şirket adına düzenlenen 06/09/2019 tarihli ... numaralı 232,207,00 TL bedelli fatura incelendiğinde gerek ödenmemiş borç bulunmadığından gerekse fahiş tutarı nedeniyle kabul edilemeyeceğinden müvekkili şirket çalışanı tarafından su sayacı analizi talep edildiğini, yapılan analizde herhangi bir veri ve dayanak gösterilmeden itirazın reddedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafından 01/07/2017-02/08/2019 tarih aralığını kapsayan 262.383,00 TL tutarında bir alacağın davacı şirkete herhangi bir konuda herhangi bir bildirim yapılmadan ortaya atıldığını, davacı şirket tarafından bugüne kadar ödenmiş olan 30.175,59 TL fatura tutarının ise 262.383,00 TL'lik sözde borç tutarından düşerek 06/09/2019 tarihli faturanın bedelinin 232.207,00 TL olarak gösterildiğini, davalı tarafından yapılan işlem veya işlemler hakkında davacıya hiçbir bildirimde bulunulmadığını, davalı kurumun tek taraflı olarak bir işlem gerçekleştirdiğini ve neye dayandığı belli olmayan keyfi işlemlerin maddi sonucunu da müvekkili şirkete yüklediğini, tüm bu nedenlerle davalı tarafından taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine aykırı şekilde talep olunan fatura bedelinden, yapılan vade farklı ödeme planı gereği vadesi gelmiş olanlar ve henüz ödenmemiş taksitler hakkında (toplam bedel 288.806,00 TL) teminatsız veya teminatlı olarak ihtiyaten durdurma kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkeme tarafından 07.07.2020 tarihli ara karar ile HMK 389. Madde uyarınca şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir kararı reddedilmiştir. Söz konusu ara kararı davacı vekili istinaf etmiştir. İstinaf dilekçesinde özetle; abonelik sözleşmesi uyarınca aboneler kendilerine davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilmiş olan miktarı ödemekle yükümlü olduğu ,davacı müvekkilin abonelik sözleşmesi gereği kendisine tahakkuk ettirilen faturalar incelendiğinde; tüm bu faturaları, Eylül 2019 tarihine kadar eksiksiz bir şekilde ödemiş olduğu , Dolayısıyla hiçbir dönem için borca girmeyip, tam zamanında ve eksiksiz bir şekilde kendisine tahakkuk ettirilmiş olan faturaları ödeyen müvekkilin, davalı kurumun yeniden hata sonucu düzeltmiş olduğu faturadan sorumlu tutulması hukuken mümkün olmadığını , tahakkuk edildiği dönemde ödenmiş bir fatura için, sonradan borç taha...