İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Irak vatandaşı olan müvekkilinin karmaşık toplumsal ortam nedeniyle 2009 yılında Türkiye' ye gelerek yatırım yapmak istediğini, bu maksatla kablo üretimi konusunda faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. ' ne ortak olduğunu, Temmuz 21012 ' den Eylül 2013 tarihine kadar şirket müdürlüğü görevini müvekkilinin yerine getirdiğini, Eylül 2013 tarihinde ise davalı ...''ün şirkete ortak olduğunu ve tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi elde ettiğini, diğer davalı ... ise 2015 yılı başına değin şirketin mali müşavirliğini yapmış ve iş bu dava konusu usulsüz iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi konusunda diğer davalı ile birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin yabancı olması ve dilimizi de bilmemesi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1816 Esas KARAR NO: 2020/1547 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/10/2020 Tarihli Ara Karar NUMARASI: 2017/155 Esas DAVANIN KONUSU:Ticari Şirkete Kayyım Atanması KARAR TARİHİ: 24/12/2020 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Irak vatandaşı olan müvekkilinin karmaşık toplumsal ortam nedeniyle 2009 yılında Türkiye' ye gelerek yatırım yapmak istediğini, bu maksatla kablo üretimi konusunda faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. ' ne ortak olduğunu, Temmuz 21012 ' den Eylül 2013 tarihine kadar şirket müdürlüğü görevini müvekkilinin yerine getirdiğini, Eylül 2013 tarihinde ise davalı ...''ün şirkete ortak olduğunu ve tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisi elde ettiğini, diğer davalı ... ise 2015 yılı başına değin şirketin mali müşavirliğini yapmış ve iş bu dava konusu usulsüz iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi konusunda diğer davalı ile birlikte hareket ettiğini, müvekkilinin yabancı olması ve dilimizi de bilmemesi sebebiyle şüphelilere hep güvendiğini, müvekkilinin 16/09/2015 tarihli ihtarnamesi ile ortak olduğu 2009 yılından itibaren şirkete ait tüm defter ve kayıtları inceleme talebinde bulunduğunu, yapılan incelemede müvekkilinin alacaklarının sıfırlandığını, bu nedenle evvelemirde şirkete kayyım tayinine ve teminatsız yahut mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde davalıların tüm menkul ve gayrimenkulleri ile ... Ltd. Şti. ' deki hisseleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının yargılama sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesini temin eder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/10/2020 tarih ve 2017/155 Esas sayılı ara kararında; "İhtiyati tedbir talebi yönünden mahkememizce yapılan inceleme sonrasında, 02/03/2017 tarihli ara kararla tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Bu kez dosyada alınan bilirkişi rapor ve ek raporu üzerine davacı tarafça yeniden ihtiyati tedbir isteminde bulunulmuş; tedbir isteminin reddine ilişkin mahkememizce verilen ilk karardan sonra dosyada bir kısım delillerin toplanılması ve bilirkişi raporu alınması nedeni ile durum ve koşullarda değişiklik olması nedeni ile bu konuda yeniden inceleme yapılmıştır. Buna göre; Davacı tarafın açmış olduğu eldeki davaya ilişkin istem, tarafların ortağı oldukları dava dışı şirketteki davalı ...'ün müdürlük yetkilerinin kısıtlanarak yerine yönetim kayyımı atanması yönünde tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Olaya uygulanması gereken TTK.nın 630.maddesinde, geçici hukuki koruma konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından, tedbir istemine ilişkin olarak HMK.nın 389.vd.maddelerinin uygulanması gerekmektedir....