İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 35 yıllık yetkili bayisi iken, 2014 Kasım ayında yeni yapılanma gerekçe gösterilerek, 01/01/2015 tarihi itibariyle davacının bayilik sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak haksız bir şekilde yenilenmemesi neticesinde, davacının 35 yıllık ticari hayatının durduğunu, davalı tarafından davacının müşterilerine davacıya artık ürün verilmeyeceği belirtilerek müvekkilinin ticari itibarının derinden sarsılmasına neden olduğunu, müvekkilinin davalıya ait ürünlerin reklam ve tanıtımlarını gerçekleştirmek üzere harcamalar yaptığını, sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle deposunda davalıya ait...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2124 KARAR NO: 2020/1040 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2018 NUMARASI: 2015/311 Esas-2018/341 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2020 İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 35 yıllık yetkili bayisi iken, 2014 Kasım ayında yeni yapılanma gerekçe gösterilerek, 01/01/2015 tarihi itibariyle davacının bayilik sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak haksız bir şekilde yenilenmemesi neticesinde, davacının 35 yıllık ticari hayatının durduğunu, davalı tarafından davacının müşterilerine davacıya artık ürün verilmeyeceği belirtilerek müvekkilinin ticari itibarının derinden sarsılmasına neden olduğunu, müvekkilinin davalıya ait ürünlerin reklam ve tanıtımlarını gerçekleştirmek üzere harcamalar yaptığını, sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle deposunda davalıya ait malların kaldığını, kar kaybına uğradığını, elde ettiği müşteri portföyü nedeniyle müvekkiline tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak yenilenmemesi sonucu davacıya ödenmesi gereken portföy tazminatının şimdilik 1.000-TL'nin ve 200.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; sözleşmenin müvekkili tarafından yeniden yapılanma gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiğini, haksız fesih iddiasının yerinde olmadığını, sözleşmenin 4.5 maddesi uyarınca davacının talepte bulunamayacağını, davacı yetkili satısıcının sahibi olduğu bir başka şirket olan Mirkon şirketinin ikram sektöründe davalı şirketin dağıtıcısı olarak fiilen çalışmaya devam ettiğini, davacının iddia ettiği gibi bayilik sözleşmesi haksız ve keyfi olarak feshedilmiş olsaydı davalının davacı ile ilişkisini ikram sektöründe de sürdürmemesi gerektiğini, ikram sektöründe şu ana kadar yükümlülüklerine aykırı davranışı saptanmadığından bu sektörde davalının kendisi ile çalışmaya devam ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; portföy tazminatının yasal koşullarının oluşmadığı, akdin yenilenmeyeceğinin usulüne uygun bildiriminin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı ve bu nedenle somut olayda manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin 35 yıllık emeği ve müşteri katkısının bulunduğu, sözleşmenin haklı neden olmaksızın uzatılmadığı hususla...