DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/01/2020 YAZIM TARİHİ : 29/01/2020 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 05/02/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde özetle; 21/02/2000 tarihli ortaklık durum belgesinde de görüldüğü üzere davalının yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından SPK'ya ve yasal mevzuatlara aykırı, usulsüz bir şekilde para topladığını, keza bu konu ile ilgili şirket yetkilileri hakkında pek çok soruşturma ve işlem yapıldığı, ardından Yargıtay'ın verdiği son kararlar ışığında kendisinden para toplanan bu...
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE ... TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2019 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... Holding A.Ş. VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Şirket Ortağı Olunmadığının Tespiti ve Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/01/2020 YAZIM TARİHİ : 29/01/2020 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak davasında 05/02/2019 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde özetle; 21/02/2000 tarihli ortaklık durum belgesinde de görüldüğü üzere davalının yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarından SPK'ya ve yasal mevzuatlara aykırı, usulsüz bir şekilde para topladığını, keza bu konu ile ilgili şirket yetkilileri hakkında pek çok soruşturma ve işlem yapıldığı, ardından Yargıtay'ın verdiği son kararlar ışığında kendisinden para toplanan bu insanların kandırıldığı, SPK'ya ve yasal mevzuatlara uygun olmayan şekilde bir ortaklık ilişkisi kurulduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin de davalı şirkete para yatıran kişilerden biri olduğunu, davalı şirkete büyük miktarda Alman Markı(DM) verdiğini, müvekkilinin ve benzer sayıda çok sayıda insanın kendilerinden usulsüz şekilde toplanan bu paralar nedeni ile uzun süredir mağduriyet yaşadıklarını, Türk Hukuk sisteminin bu şirket yönünden aldığı ve oluşturduğu yargı kararları ile şirketin gerçek kişilerden topladığı yasal mevzuata uygun toplanmadığını, bu nedenlerle; müvekkili ile davalı şirket arasında gererlik bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin dava, faiz ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesini, ıslah dilekçesinde ise; 100.000,00 TL olan alacağın 93.000,00 TL artırarak 193.000,00 TL olarak dava talebinin ıslahını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği ödeme tarihini net bir biçimde açıklayamadığını, HMK'nın 84. Maddesi gereğince teminat göstermek zorunda olduğunu, davacının işbu davada bankacılık mevzuatı hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalıların SPK mevzuatı, eski TTK ve Borçlar Kanunu hükümlerini ihlal ettiği yönündeki iddialarının gerçeğe uygun olmadığını, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ...