İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'nin %20, ...'ın %15, ...'nın %5 olmak üzere toplam %40 oranında davalı şirkette pay sahibi olduklarını, şirketin antika ve kullanılmış eşya satışı yapmakta olup bu satışlar için müzayedeler düzenlediğini, müvekkillerinden ...'nin şirketin kurulduğu 2003 yılında itibaren yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıp imzaya tek yetkili kişi olduğunu, henüz görev süresi sona ermeden 17/01/2018 tarihli yönetim kurulu kararıyla bu yetkilerine son verildiğini, 17/01/2018 tarihli yönetim kurulu kararı alınmadan önce müvekkiline yönetim kurulu üyesi ... tarafından bildirim yapıldığını, müvekkilinin bu davet üzerine henüz görev süresinin dolmadığını, bu nedenle görev dağılımı ve imza...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2315 Esas KARAR NO: 2021/1762 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/340 Esas - 2019/355 Karar TARİH: 27/06/2019 DAVA: Şirketin Feshi KARAR TARİHİ: 08/12/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'nin %20, ...'ın %15, ...'nın %5 olmak üzere toplam %40 oranında davalı şirkette pay sahibi olduklarını, şirketin antika ve kullanılmış eşya satışı yapmakta olup bu satışlar için müzayedeler düzenlediğini, müvekkillerinden ...'nin şirketin kurulduğu 2003 yılında itibaren yönetim kurulu başkanı olarak görev yapıp imzaya tek yetkili kişi olduğunu, henüz görev süresi sona ermeden 17/01/2018 tarihli yönetim kurulu kararıyla bu yetkilerine son verildiğini, 17/01/2018 tarihli yönetim kurulu kararı alınmadan önce müvekkiline yönetim kurulu üyesi ... tarafından bildirim yapıldığını, müvekkilinin bu davet üzerine henüz görev süresinin dolmadığını, bu nedenle görev dağılımı ve imza yetkisinin yeniden belirlenmesi hususunda yönetim kurulu toplantısı yapılmasına gerek olmadığını, ayrıca yönetim kurulu başkanı tarafından toplantıya çağrı yapılabileceğini, ...'in böyle bir yetkisinin olmadığını bildiren ihtarname gönderdiğini, ancak yönetim kurulu üyesi .... tarafından bu talebin yinelendiğini ve müvekkilince tekrar aynı şekilde cevap verildiğini, buna rağmen 17/01/2018 tarihinde müvekkilinin katılımı olmaksızın yönetim kurulu toplantısı yapılarak yönetim kurulu başkanlığına ...'nin seçildiğini, kaldı ki bu kararın genel kurul toplantısından önce alınmış olduğunu, ancak ana sözleşmenin 14.maddesi uyarınca olağan genel kurul toplantısından sonra yönetim kurulu üyeleri arasında görev dağılımına ilişkin karar alınabileceğinin belirtildiğini, alınan bu kararın ana sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkili ...'nın görüşü alınmadan müzayede sonrası olağan akışa aykırı olarak sadece komisyon faturası değil tüm ürünler üzerinden fatura düzenlenerek bir dizi satış işlemi yapıldığını, satışların ve alışların yapıldığı kayden ticari defterlerde görülmekle birlikte bunların içeriğinin tam anlamıyla açıklanmasında tereddütler oluştuğunu, bu durumun yapılan hesap incelemesinde ortaya çıktığını, 23/12/2017-26/12/2017 arasındaki faturalarla bu işlemlerin yapıldığını, ortaklar arasında akdedilen 01/09/2003 tarihli protokolün 5.3. maddesinde, aksi kararlaştırılmadığı müddetçe müzayede tarihinden itibaren 3 ay içinde müzayede mallarının 3. kişilere satılamayacağının belirtildiğini, bu düzenlemeye aykırı olarak 16/12/2017 tarihinde düzenlenen müzayede, satılamayan ürünlerin haricen satışının yapıldığını, şirketin, uzun yıllardır kar dağıtımı yapmadığını ve sermeyesinin sürekli azaldığını, paydaşların denetim ve ...