Türkiye ekonomisi neredeyse 8-10 yıl arayla kısır bir döngü içinde daralma yaşamakta ve ülkede yaşayan vatandaşların büyük çoğunluğu bu ekonomik daralmadan kötü yönde etkilenerek alım gücü azalmakta ve sınırlı tasarrufları yok olmaktadır. Türkiye ekonomisinde daralmaların yaşandığı dönemlerde adına "yapısal reform" denilen soyut bir kavram toplumun gündemine gelmekte ve toplumdaki her kesimden konunun uzmanlarınca yapılan tartışmalarda bu kavramın içi hukuk, eğitim, ekonomi, siyaset, ticaret, finans, piyasa, ekonomi, enerji, özgürlük, vergi sistemi gibi diğer soyut kavramlar ile doldurularak ekonomik daralmanın çözümünün "yapısal reform" olduğu dillendirilmesine karşın ekonominin istikrarlı bir şekilde büyümesini, oluşabilecek her türlü iç ve dış sorunlara karşı dirençli olmasını sağlayacak somut düzenlemelerin neler olabileceği konusunda neredeyse hiç görüş bildirilmemektedir. Ekonomik daralmanın çözümü ile ilgili olarak birçok konuda reform yapılması gerektiği yönünde görüşler belirtilmesine karşın hiçbiri vergi sisteminde yapılacak reformlar kadar ekonomiyi doğrudan ilgilendirmemektedir. Toplumun her kesimi tarafından anlaşılabilir, öngörülebilir, dar gelirli vatandaşın vergi yükünü minimumda tutan, kayıt dışı ekonomiyi önleyen, tasarrufu teşvik eden, üretim yapan yatırımcının rekabet etmesini sağlayacak düzenlemeleri içeren, vergide istisna ve muafiyetlerin özel durumlar için belirli koşullarda uygulandığı, önceden belirlenecek doğal afet gibi olağanüstü koşullar haricinde vergi aflarının çıkarılamayacağı basit, sade, anlaşılabilir, denetim ve kontrol odaklı bir vergi sistemi, ekonomik hayatın sağlıklı olması ve her türlü krize karşı dayanıklı olmasını sağlayacaktır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.