İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında 24/12/2008 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, acentelik sözleşmesinden kaynaklı ve faturaya bağlanan hakkediş alacaklarının takibi ve tahsili gayesiyle davalı/borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı icra takibine ve takip konusu borç ve ferilerine süresi içinde kısmen itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu davalı şirketin takip konusu borcun bir kısmının aslına, böyle bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle, kabul ettiği kısmın faiz alacaklarına da temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle itiraz ettiğini, davacı/alacaklı şirketin davalı nezdinde doğan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2516 Esas KARAR NO: 2021/1846 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/05/2019 NUMARASI: 2018/232 Esas - 2019/382 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı ile davalı arasında 24/12/2008 başlangıç tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, acentelik sözleşmesinden kaynaklı ve faturaya bağlanan hakkediş alacaklarının takibi ve tahsili gayesiyle davalı/borçlu hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı icra takibine ve takip konusu borç ve ferilerine süresi içinde kısmen itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlu davalı şirketin takip konusu borcun bir kısmının aslına, böyle bir borçlarının olmadığı gerekçesiyle, kabul ettiği kısmın faiz alacaklarına da temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle itiraz ettiğini, davacı/alacaklı şirketin davalı nezdinde doğan alacakları taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi, faturalar ve banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacının bahse konu faturalara istinaden kabul ederek ödediği 18.863,04-TL dışında ayrıca davacı/alacaklı şirkete tediye makbuzu karşılığında bir kısım ödemeleri olduğunu, davalı/borçlu şirketin sözleşme uyarınca üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek taraflar arasında imzalanan anlaşmaya aykırı davrandığını ve kabul ettiği ve tediye makbuzuna bağladığı alacaklar dışında kalan alacakları ödemediğini, bu nedenlerle, borçlunun icra takibine 25.600,00-T lik kısmına ve ferilerine yaptığı itirazının ve ayrıca kısmen kabul ettiği 18.863,04-TL lik kısım bakımından fatura tarihi olan 10/09/2017 tarihi ile takip tarihi arasında tahakkuk etmiş faize yaptığı haksız itirazların iptaline, borçlunun dava konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, acentelik sözleşmesi gereğince davalı şirket defterlerinin kesin delil niteliğinde haiz olduğunu, kapaklı irtibat bürosunun işletilmesinin 24/12/2008 tarihli sözleşme ve eklerine istinaden devredildiğini, davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini, davacı yanın davalıdan takip tutarı kadar alacağı bulunmadığından, takibe konu faturaların karşılığı ödenmiş olduğundan takibe kısmen itiraz edildiğini, tüm hak edişlerin sözleşmeye uygun olarak tam ve zamanında ödendiğini, sözleşmede bahse konu borcun vade tarihinin belirlenmediğini, alacaklının borçluyu temerrüde düşürmek için ihtar çekmediğini, işlemiş faiz talebinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle, davacı tarafından usuli eksiklerin ta...