Vasiyetname, miras bırakan tarafından tek taraflı olarak yapılan ölüme bağlı bir tasarruf olmaktadır. Kişilerin hayatları boyunca edindikleri malvarlığı değerlerinin ölümden sonraki akıbetleri konusunda tasarruf etme hak ve yetkileri bulunmaktadır. Buna bağlı olarak da tek taraflı bir hukuki işlem olan vasiyetname miras bırakanın tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşmekte ve miras bırakanın ölümünden sonra hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Miras Hukuku sistemimizde, miras bırakanın bu yöndeki istek ve arzularını esas alan bir yaklaşım benimsenmekle birlikte, genel itibariyle bu husus ölüme bağlı tasarruflar aracılığıyla mümkün olmaktadır. Türk Medeni Kanunu’na baktığımızda, üç tür vasiyetname şekli kabul etmektedir. Bunlar; el yazılı vasiyetname, resmî vasiyetname ve sözlü vasiyetnamedir. Türk Hukuku’na göre bu üç tür vasiyetname şekli dışında başka türlü vasiyetname düzenlenmesi henüz mümkün olmamaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital ortamda veri oluşturulmasını sağlayan araçların ortaya çıkması ve bunların kullanımının yaygınlaşması diğer hukuk dallarının yanı sıra miras hukuku alanını da etkilemektedir. Bu şekilde miras bırakanın ardında bıraktığı dijital miras yanında, miras hukukunu etkileyen bir diğer kavram da dijital vasiyetnameler olmaktadır. İnsanlar artık ölüme bağlı son arzularını kanunların öngördüğü geleneksel yöntemler dışında, her zaman rahatça ulaşabildiği ve günlük sosyal yaşamımızın bir parçası haline gelen dijital ortamlarda da açıklamaya başlamıştır. Henüz Türk hukukunda kişinin ölüme bağlı son arzularını dijital ortamda açıklamasıyla ilgili bir yargı kararı olmasa da, mukayeseli hukukta ve özellikle Anglo-Sakson hukukunun egemen olduğu ülkelerde bu konuda içtihatlar oluşturulmaktadır. Hatta ABD’nin bazı eyaletlerinde dijital vasiyetnameler, adı altında yeni bir tür olarak yasalarda da düzenlemeye kavuşturulmuştur. Kara Avrupası ve bu arada Türk pozitif hukukunda ise henüz dijital vasiyetnameye ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.