Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan franchising sözleşmesi kapsamında müvekkilinin kendisine ait taşınmaz üzerinde davalı yararına ipotek tesis edildiği, davalının dava dışı AVM ile kira sözleşmesini feshetmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin devamının imkansız hale geldiği, davalı tarafından gönderilen 07/09/2015 tarihli ihtarname ile 100.000TL tutarlı ipotek borcunun ödenmesinin istendiği daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçilerek icra emrinin gönderildiği, müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığı ve sözleşmeden kaynaklanan risklere karşılık düzenlenmesi gereken ipoteğin alınan borç...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/449 KARAR NO: 2021/1052 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/02/2019 NUMARASI: 2016/473 Esas - 2019/105 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2021 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan franchising sözleşmesi kapsamında müvekkilinin kendisine ait taşınmaz üzerinde davalı yararına ipotek tesis edildiği, davalının dava dışı AVM ile kira sözleşmesini feshetmesi nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin devamının imkansız hale geldiği, davalı tarafından gönderilen 07/09/2015 tarihli ihtarname ile 100.000TL tutarlı ipotek borcunun ödenmesinin istendiği daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçilerek icra emrinin gönderildiği, müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığı ve sözleşmeden kaynaklanan risklere karşılık düzenlenmesi gereken ipoteğin alınan borç karşılığıymış gibi düzenlendiği, davalını bu miktar kadar borç para verdiğini kanıtlamakla yükümlü bulunduğunu belirterek icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiasının aksine müvekkili tarafından verilen 100.000 TL borç karşılığında ipoteğin tesis edildiği, davacının borcunu ödemediği, davacıya gönderilen ihtarla alacağın muaccel hale geldiği, ipoteğin ana para ipoteği olduğu, davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayetin ipoteğin ana para ipoteği olması, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi, davacının borcu ödediğini veya borcun sona erdiğini ispata yarar yazılı belge sunmaması nedeniyle şikayetin reddine karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının resmi ipotek senedi ile borç ikrarında bulunduğu, açılan menfi tespit davasında, borcu ödediğini veya borcun sona erdiğini yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği ancak bu yönde bir belge sunulamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının franchising veren firma olup, bayilik verdiği müvekkiline 100.000 TL borç vermesini gerektirecek bir neden bulunmadığı, müvekkilinin risk ipoteği verileceği izlenimi ile kandırılarak kesin borç ipoteğinin alındığı, tarafların tacir olup, tacirler arasındaki ilişkinin belgeye dayanması gerektiği, alacağın nedeni 100.000 TL borç olduğuna göre, daval...