Anayasa'nın 60’ıncı maddesinde "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. /Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." denilmektedir. Buna göre sosyal güvenlik herkes için bir hak ve bunu gerçekleştirmek de devlet için bir görev bulunmaktadır. Sosyal güvenlik; bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerinin en aza indirilmesi, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardının güvence altına alınması olduğu, bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak kişilerin yaşlılık, hastalık, malullük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunmasının amaçlandığı, kişilere sağlanan bu anayasal güvencelerin yaşama geçirilebilmesi için devletin tüm çalışanlara sosyal güvenlik hakkını sağlamak ve bunun için gerekli önlemleri almakla yükümlü bulunduğu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 53. maddesine 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle eklenen ikinci fıkranın Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebiyle açılmış bulunan dava hakkında verilen 25.12.2019 tarihli ve E.2019/20, K.2019/95 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararında belirtilmiştir. Sosyal güvenlik hakkı, daha önce SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı gibi farklı kurumlar tarafından yerine getirilirken, 01.10.2008 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yerine getirilmeye başlanılmıştır. Ancak kurumlar birleşse de aşağıda etraflıca açıkladığımız üzere sağladıkları imkanlar ve hak kazanma koşulları halen farklı olarak uygulanmaya devam ettiğinden, bireyler kendileri için en avantajlı gördükleri sosyal güvenlik sistemi üzerinden hak elde etmek isteyebilmektedirler. Bu konuyu ele alıp, açıklamaya çalıştık.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.