Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında yükleniciye verilen iki adet avans ve kesin teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olup, mahkemece; tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme kapsamında müvekkili tarafından işin eksiksiz olarak yapılıp davalıya teslim edildiğini ancak sözleşme hükmü gereğince davalı yana teminat olarak verilen iki adet avans ve kesin teminat mektubunun davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1162 KARAR NO: 2020/881 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2017 NUMARASI: 2016/1269 Esas, 2017/1385 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 21.09.2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında yükleniciye verilen iki adet avans ve kesin teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olup, mahkemece; tahkim ilk itirazı nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında tanzim edilen sözleşme kapsamında müvekkili tarafından işin eksiksiz olarak yapılıp davalıya teslim edildiğini ancak sözleşme hükmü gereğince davalı yana teminat olarak verilen iki adet avans ve kesin teminat mektubunun davalı tarafça haksız olarak nakde çevrildiğini ileri sürerek müvekkilinin bu nedenle uğradığı zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin 3.2. maddesinde taraflar arasında doğan uyuşmazlıkların çözümünün tahkim yoluyla çözümleneceği belirtildiğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak davacı şirketin yaşadığı finansal sorunlar nedeniyle alt sözleşmeden doğan borçlarını yerine getiremediğini, davacının talebi üzerine Aralık 2015 tarihinden itibaren davacının tedarik etmekle yükümlü olduğu malzemelerin müvekkili şirket tarafından doğrudan tedarik edilmeye başlandığını, davacının kendi tedarikçilerine ve çalışanlarına alt sözleşme çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu miktarları ödeyemediğinden davalı şirket tarafından davacı adına doğrudan ödemeler yapıldığını, bu suretle davacının davalıya ödemesi gereken borcun büyük boyutlara ulaştığını, bu nedenle alt sözleşme hükümleri gereğince toplam değeri 4.081.311 USD olan iki adet teminat mektubunun müvekkili tarafından hukuka uygun olarak bozdurulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davalı tarafından yasal süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunulduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tahkim şartının, içinde yer aldığı asıl sözleşmeden ayrı ve bağımsız olduğunu, sözleşmedeki tahkim şartının geçersiz olduğunu, sözleşmeyi imzalayan ...'e tahkim anlaşması yapma konusunda yetki verilmediğini, kaldı ki ...'e verilen vekaletnamenin müvekkili şirket adına yönetim kurulu başkanı ... tarafından imzalandığını ancak ...'in imza yetkisinin kapsamına bakıldığında kendisinin de tek başına tahkim anlaşması imzalamaya yetkisinin bulunmadığını belirterek usul ve ya...