Günümüzde ticaretin kapsam ve boyutunun hızla genişlemesiyle birlikte firmalarla ortakları arasında borç alacak ilişkileri de önemli ölçüde artış göstermiştir. Yatırım ve işlem nedeniyle para talebi firmalarla birlikte ortaklarını borç alacak işlemlerinde taraf olmaya yöneltmektedir. Özellikle son yıllarda faiz ve kurlarda yaşanan yükseklik ve oynaklık, banka ve benzeri kurumlardan yapılacak borçlanmaların maliyetini önemli ölçüde yükseltmiştir. Bunun sonucu olarak İşletmeler ortaklarından borç alıp borç verme işlemlerine yoğun bir şekilde ilgi göstermektedirler. 213 Sayılı VUK ve ilgili diğer vergi kanunları uyarınca yabancı para cinsinden borç ve alacaklar, (sözleşmeye dayalı borç ve alacaklar dahil) bilanço gününde değerlemeye tabi tutulabilmektedir. Döviz cinsinden alınan borçlarda meydana gelen negatif kur farkları gider olarak, pozitif kur farkları ise gelir olarak dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte 12.09.2018 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanan 85 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yayılmasına Dair Kararla döviz cinsinden yapılacak sözleşmelere sınırlamalar getirilmiştir. Söz konusu kararla sözleşmelerin belirli kısıtlar dahilinde döviz cinsinden düzenlenmesine kısıtlamalar getirilmiştir. Bu kapsamda söz konusu makalenin özünü ortaklar cari hesabında yer alan döviz cinsinden borç tutarlarına 85 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yayılmasına Dair Karar kapsamında yapılacak değerleme oluşturmaktadır.
Bu karar için tam metin henüz yüklenmemiş.