"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ...in temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; 13.05.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKnın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06.07.2010 tarihinde temyiz eden sanık ...in temyiz isteminin, anılan Yasanın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı temel ilke olmakla birlikte, savunma hakkının sınırlandığından söz edebilmek için, savunmanın hükmü etkileyecek nitelik taşıması ve yargılaması yapılan fiile ilişkin olması gerekir. 5271 sayılı CYYnın 226. maddesi; yargılaması yapılan ve...
6. Ceza Dairesi 2012/3651 E. , 2014/16512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ...in temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede; 13.05.2009 tarihinde tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUKnın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 06.07.2010 tarihinde temyiz eden sanık ...in temyiz isteminin, anılan Yasanın 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı temel ilke olmakla birlikte, savunma hakkının sınırlandığından söz edebilmek için, savunmanın hükmü etkileyecek nitelik taşıması ve yargılaması yapılan fiile ilişkin olması gerekir. 5271 sayılı CYYnın 226. maddesi; yargılaması yapılan ve iddianamede yasal unsurları gösterilen suçun temas ettiği yasa maddelerinden başkasıyla mahkumiyet durumunda veya cezanın arttırılmasını gerektiren nedenlerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması hallerinde savunma hakkının sınırlanamayacağı ilkesi uyarınca, sanığın ek savunmasını yapabilmesi için bir takım usullere uyulması yükümlülüğünü getiren özel bir düzenlemedir. Bu konuya ilişkin olarak Ceza Genel Kurulunun 29.12.1998 gün ve 321393 sayılı kararında; iddianamede gösterilen eylemin hukuki niteliğinin değişmesi ya da cezanın artırılmasını gerektiren hallerin, ilk defa duruşma sırasında ileri sürülmesi halinde, sanık veya müdafisine ek savunma hakkı verilmeden, sanığın iddianamede gösterilen suçun temas ettiği kanun hükmünden başkasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Kestel Cumhuriyet Başsavcılığınca hırsızlık suçundan düzenlenen iddianamede, sanık hakkında TCKnın 168. maddesinin de uygulanması istenmiş, atılı suç ve sevk maddeleri uyarınca savunmalarını yapan sanığın, TCK'nın 142/1-b, 143, 62, 53.maddeleri uyarınca yasal unsurları gösterilen hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme; iddianamede değinilmiş olan suça konu malzemelerin polis tarafından görülerek muhafaza altına alındığı, bu haliyle rızai iadenin söz konusu olmadığı gerekçesi ile 5237 sayılı TCKnın 168. maddesini uygulamamıştır. Bir başka deyişle bu durum ilk kez duruşmada ortaya çıkmamıştır. Sanığın iddianamedeki anlatım ile 168. maddenin uygulanmama ihtimalini kovuşturma aşamasının her safhasında değerlendirip bu yönde bir savunma yapma imkanı kısıtlanmamıştır. Kaldı ki; düzenlenen iddianamede yanılgı ile sanık hakkında uygulanması istenen bir indirim hükmünün, aleyhine olacak şekilde uygulanmaması, sanıklara ek savunma hakkı verilmesini gerektirmeyecektir. Ceza Genel Kurulunun 30.09.1991 gün ve 225-241 ile 05.11.1990 gün ve 221-253 sayılı kararları da bu doğrultuda olup, anılan kararlarda, Suç tarihinde 18 yaşını bitirdiği saptanan sanık hakkında aleyh...