Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının 2001/2862 sayılı kararname doğrultusunda tasfiye talep ettiği halde davalı tarafça talep kabul edilmeyerek sözleşmenin feshi yoluna gittiği, kesin teminat mektubu irat kaydedildiği, 3 yıl süreyle ihalelere girme yasağı konulduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemesince davanın reddine dair verilen 06/12/2018 günlü kararına karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi 15/05/2018 gün 2018/2758 Esas, 2018/1966 Karar sayılı ilamıyla "6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/702 KARAR NO : 2019/510 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/12/2018 NUMARASI : 2014/408 Esas, 2018/896 Karar, DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 17/04/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının 2001/2862 sayılı kararname doğrultusunda tasfiye talep ettiği halde davalı tarafça talep kabul edilmeyerek sözleşmenin feshi yoluna gittiği, kesin teminat mektubu irat kaydedildiği, 3 yıl süreyle ihalelere girme yasağı konulduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemesince davanın reddine dair verilen 06/12/2018 günlü kararına karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Yargıtay Yüksek 15. Hukuk Dairesi 15/05/2018 gün 2018/2758 Esas, 2018/1966 Karar sayılı ilamıyla "6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesinde; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454.madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceğini düzenlemiştir. Bu düzenleme nedeniyle dosyada 20/07/2016 tarihinden önce HMUK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HMUK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HMUK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsada ve sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HMUK hükümlerince temyize tabi olacaktır. HMK 3/2 maddesindeki ilk düzenlemede "Aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi değiştirilerek "Kararlar" ibaresi getirildiğinden bu değişiklik de bu sonucu gerektirmektedir." hukuki yorum, değerlendirme ve kabulde bulunduğu görülmüştür.Yerel mahkeme tarafından verilen ve istinaf konusu edilen nihai karar 06/12/2018 tarihinde verilmiş ise de dosyanın incelenmesinde bu tarihten önce Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/06/2012 tarih ve 2011/740 Esas, 2012/317 Karar sayılı yetkisizlik kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.Bölge adliye mahkemeleri 20/07/2016 tarihinde faaliyete geçmiştir.Bu açıklamalar kapsamında somut olayın incelenmesinde; istinafa konu dava dosyasında Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesince 11/06/2012 tarihli, yetkisizlik kararı verildiğinden, HMK'nın 3/2 maddesi gereğince yer...