Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/23877 · K. 2014/25737
YargıtayYargıtay 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2014/23877 K. 2014/25737

E. 2014/23877K. 2014/2573725 Eylül 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 04/03/2014 NUMARASI : 2013/41-2014/104 Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi üzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette şoför ve personel şefi olarak çalıştığını, işverence haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, şirket yetkililerince davacı ve birkaç arkadaşına taahhütlü ek iş sözleşmesi imzalatılmak istenildiğini, davacı işten çıkması ya da çıkarılması durumunda beş yıl süre ile benzeri işyerlerinde çalışmayacağının yazılı olmasından dolayı ek iş sözleşmesini imzalamadığını, bunun üzerine hakaret, küfür ve tehditlerle kovulduğunu, ertesi gün işyerine giden davacının işyerine alınmadığını, hatta işyerinin önünden bile...

Karar Metni

22. Hukuk Dairesi 2014/23877 E. , 2014/25737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 5. İş Mahkemesi TARİHİ : 04/03/2014 NUMARASI : 2013/41-2014/104 Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi üzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette şoför ve personel şefi olarak çalıştığını, işverence haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, şirket yetkililerince davacı ve birkaç arkadaşına taahhütlü ek iş sözleşmesi imzalatılmak istenildiğini, davacı işten çıkması ya da çıkarılması durumunda beş yıl süre ile benzeri işyerlerinde çalışmayacağının yazılı olmasından dolayı ek iş sözleşmesini imzalamadığını, bunun üzerine hakaret, küfür ve tehditlerle kovulduğunu, ertesi gün işyerine giden davacının işyerine alınmadığını, hatta işyerinin önünden bile geçmemesinden bahisle hakaret ve küfür edilerek işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının işten kendisinin ayrıldığını ve hiçbir haklı sebep olmadan işten ayrıldığını davacının şirketin müşteri bilgilerini müşteri tekliflerini, ticari sırlarını dışarı sızdırdığı ayrıca firma aleyhine haksız rekabet ile gizlice şirketin müşterilerini başka bir davacı ile birlikte teklif verdiğini, ayrıca davacının hem şoför hem de yönetici olarak çalıştığı iddiasının yerinde olmadığı, davacının Haziran maaşının hesabına yatırıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Dairemizce mahkemenin vermiş olduğu kısmen kabul kararı davacının bordrolardaki imzaya ilişkin itirazının değerlendirilmesi ve fazla çalışma alacağında yüzde elli indirim yerine makul oranda indirim yapılarak karar verilmesi gerektiği yönünden bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yüzde otuz indirim uygulanan fazla çalışma ücret alacağının, kıdem ve ihbar tazminatnın, izin ve genel tatil alacağının kabulüne; ücret alacağının ise reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret gözönünde tutularak belirlenir. Somu...