"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/12/2013 NUMARASI : 2013/420-2013/655 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı vekili, taraflar arasında Gaziantep 3. Noterliğinin 10.04.1996 tarihli ve 03369 yevmiye numaralı işlemi ile satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalının 816 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını davacıya satmayı vaadettiğini, sözleşme bedelinin peşin olarak verildiğini, ancak davalının ferağ vermeye yanaşmadığını...
14. Hukuk Dairesi 2014/10005 E. , 2014/11701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 19/12/2013 NUMARASI : 2013/420-2013/655 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.03.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı vekili, taraflar arasında Gaziantep 3. Noterliğinin 10.04.1996 tarihli ve 03369 yevmiye numaralı işlemi ile satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre davalının 816 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını davacıya satmayı vaadettiğini, sözleşme bedelinin peşin olarak verildiğini, ancak davalının ferağ vermeye yanaşmadığını belirterek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu, kesin hüküm bulunduğunu, sözleşmenin bizzat davalı tarafından değil, davacının babası olan vekili dava dışı C..Ç..tarafından yapıldığını, vekaletnamedeki yetkilerin intikal işlemlerinin tamamlanması şartına bağlandığını, vekaletnamenin taşınmazların satılması ya da satış vaadinde bulunulması amacıyla değil sadece intikal yapılması için verildiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak oğlu olan davacı ile satış vaadi sözleşmesi yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 15.04.2013 tarihli, 2013/3960 Esas, 2013/5818 Karar sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Vekalet sözleşmesi vekil ile vekil edenin karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu da bu güven unsurundan doğar. 818 sayılı Borçlar Kanununun 390/2. maddesinde de belirtildiği üzere vekil müvekkiline karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir. Vekil, vekalet edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandıracak davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekaletin nasıl yerine getirileceği yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Malik tarafından, bir taşınmaz satışında vekilin dilediği bedelle, dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması ona dürüstlük kurallarını, sadakat ve özen borcunu göz ardı ederek başkasına satış yapma hakkı bahşetmez. Kendi çıkarını gözeten, vekil edenin yararı ile bağdaşmayan bir davranış içerisinde bulunan vekil 818 sayılı Borçlar Kanununun 390/1. maddesine göre sorumludur. Vekil ile sözleşme yap...