Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2014/11481 · K. 2014/20417
YargıtayYargıtay 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2014/11481 K. 2014/20417

E. 2014/11481K. 2014/204176 Kasım 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni" Mahkemesi : Antalya 6. İş Mahkemesi Tarihi : 15/05/2014 Numarası : 2012/752-2014/206 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, davacının Ağustos 2005 tarihi ile 27/07/2011 tarihi arasında üretim müdürü olarak en son aylık net 2.250,00 TL ücretle çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret...

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi 2014/11481 E. , 2014/20417 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Antalya 6. İş Mahkemesi Tarihi : 15/05/2014 Numarası : 2012/752-2014/206 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı vekili, davacının Ağustos 2005 tarihi ile 27/07/2011 tarihi arasında üretim müdürü olarak en son aylık net 2.250,00 TL ücretle çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından feshedildiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, söz konusu davanın Antalya 3.İş Mahkemesinde görülmekte iken usulden reddedildiğini, davacının 2006 yılında asgari ücretle işe başladığını, 01/04/2008 tarihinde hiçbir neden yokken işe gelmediğini, bu nedenle iş akdinin kesildiğini, 15/05/2008 tarihinde tekrar işe başlatıldığını, 2005 yılından beri kesintisiz çalışmasının olduğunun asılsız olduğunu, davaya esas çalışmasının başlangıç tarihinin 15/05/2008 olduğunu, fazla çalışma iddialarının doğru olmadığını, davacının şirket nezdindeki işyerine 29/07/2011 ile 02/08/2011 tarihleri arasında ve sonrasında sebepsiz olarak gelmediğini, buna ilişkin tutanaklar düzenlendiğni, işe gelmemesi üzerine de noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile işine haklı nedenle son verildiğini, asgari ücret ile çalıştığını, Temmuz 2011 maaşının ödenmediğini, Antalya 1.İcra Müdürlüğü dosyasındaki borcuna karşılık yatırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin ...