Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/2737 · K. 2021/3393
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E:2021/2737 K:2021/3393

E. 2021/2737K. 2021/339316 Aralık 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı şirketten elektrik hizmeti satın aldığını, müvekkilin başka abone numaraları üzerinden aldığı elektrik var ise davalı kayıtlarından çıkacağını, müvekkiline her ay kullanmış olduğu elektrik tüketim miktarına göre davalı firmalar tarafından fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkil tarafından her ay düzenli olarak ödenen faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan Kayıp Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, PSH Sayaç Okuma Bedeli, İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı bir bedelin davalı tarafından tahsil edildiğini, bu alacakların fatura ödeme tarihlerinden itibaren hesap edilecek değişen...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2021/2737 KARAR NO: 2021/3393 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/04/2021 NUMARASI: 2020/486 E - 2021/511 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/12/2021 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde; davalı şirketten elektrik hizmeti satın aldığını, müvekkilin başka abone numaraları üzerinden aldığı elektrik var ise davalı kayıtlarından çıkacağını, müvekkiline her ay kullanmış olduğu elektrik tüketim miktarına göre davalı firmalar tarafından fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkil tarafından her ay düzenli olarak ödenen faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan Kayıp Kaçak Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, PSH Sayaç Okuma Bedeli, İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı bir bedelin davalı tarafından tahsil edildiğini, bu alacakların fatura ödeme tarihlerinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 6446 sayılı yasanın 17 ve geçici 20. maddesi doğrultusunda davanın reddine, 6446 sayılı yasadan kaynaklanan ayrıştırma ve kısmi bölünme sebebiyle müvekkili şirketin davanın tarafı olmadığının kabulüne pasif husumet yokluğundan davanın reddine, 6446 sayılı yasanın 17 / 4 maddesi kapsamında EPDK kararları iptal edilmeksizin davaya konu fatura kalemlerinin ilgili perakende satış (tedarik) şirketi tarafından EPDK kararları doğrultusunda tahsil edilmiş olduğunun kabulüne, davanın reddine, tahakkuk ve tahsil edildikleri tarih bakımından yürürlükte bulunan EPDK kararlarına ve mevzuata uygun fatura kalemlerinin tahsilinin, ilgili EPDK kararı iptal edilmeksizin iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibari ile; kayıp kaçak bedellerinin iadesine yönelik alacak talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; davanın Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davada, mahkeme hükmünün Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2019/2012 Esas - 2020/4194 Karar ve 16/09/2020 tarihli onama kararı ile Yargıtay denetiminden geçtiği, istinaf edilen bu kararın ise Yargıtay tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına ilamı sonrası verilen karar olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin kanun yolunu hatalı nitelendirmesi, karara karşı istinaf yoluna başvurulma sonucu doğurmaz. Aksi halde uygulamanın HMK'nın geçici 3. maddesine aykırı ...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2669 · K. 2021/3288

8 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2737 · K. 2021/3393

16 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2798 · K. 2021/3492

27 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2109 · K. 2021/2702

18 Ekim 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2688 · K. 2021/3330

13 Aralık 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

E. 2021/2609 · K. 2021/3232

1 Aralık 2021